04 Haziran 2009
17 Mayıs 2009
rakım 350
Yeni arılığımızdan görünüm
Mümün usta arılıktan ayrılmadan önce ..
Yeni arılığın genel görünümü..
Kovanlarımızı askeri nizam yanaşık düzen tek sıra dizdik ..
Yeni arılığımız temizlik aşamasında..
at
23:09
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
09 Mayıs 2009
Küçük Arıcı (Burak Paşa) nın sosyal etkinlikleri..
at
15:15
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
10 Mart 2009
hafta sonu arılıktaydık
Alışverişimizi yaptık yola koyulduk.
Burak paşa tereyağlı mısırdan vazgeçemiyor.
Arılığa giderken tarım il müdürlünün yanında Bursa ipekböçekçiliği araştırma enstitüsünün bahçesinde
at
09:36
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
09 Mart 2009
Zühtü abinin arılığı
Bana göre her arılıkda bir iki tana olması gereken sepet kovanlar..
Zühtü abi olayı çözmüş kovanların üzerine göre brandalar hem güzel hemde kullanışlı nemide aldığını söylüyor.
Plakalar takılı bütün kovanlar tescilli..
Arılıkda malzemelerin konulduğu kulübe..
Bursa arı yetiştiricileri birliği yönetiminden Zühtü abi ve Bursa tarım il müdürlüğü arıcılık şubesinden ziraat mühendisi Hasan Bey (ikinci başkan) onları hem arılıkda hemde piknikte yakalamış olduk , bizlere yerinde ve uygulamalı bilgiler verdiler ..... Hasan beyin oğlu şimdiden körükçülüğe başlamış istikbal vaadediyor..
Arılığın yanındaki fiğ ekili tarla açınca nasıl çoşturur arıları. Bizlerinde bu gibi çalışmalar yapmamız lazım ..
Tuvalet sorunu ; bütün arılıklarda zaman zaman yaşanan zorluk burda çözülmüş durumda..

Zühtü abi makinanın karşısında .. Eeee hakkıda var böyle güzel ve düzenli bir arılık olupta poz verilmezmi?. Bizlerde çok imrendik hani..Zühtü abi ağırlıklı olarak arı sütü üretiyor, bunun yanında balda üretiyor tabi. Bu yılda arıcılar için iyi bir sezon olacağını düşünüyor. Bizim temennilerimizde aynı yönde . Ürününüz bol gönlünüz şen ve sağlığınız iyi olsun.....
at
08:55
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
04 Mart 2009
biraz geç oldu ama
Geçtiğimiz şubat ayının ondördünde Bursa tarım ilmüdürlüğünde Bursa arıcılar birliğinin toplantısı vardı. Şanssızlıkki fotoğraf makinası arızalandı cep telefonununda şarzı bitmek üzere oldugundan hiç fotoğraf çekemedim. Toplantıda çok faydalı bilgiler verildi. Ayrıca çok değerli insanlarla tanışma fırsatı buldum Halil Bilen, Enver dayı , Nihat.. Bu resmide hoşgörüsüne sığınarak Enver dayının bloğundan aldım. Toplantı arasındaki sohbetler çok keyifliydi. Halil Bileni misafir etmek istedik ama işleri gereği erken ayrılmak zorunda kaldı. Aynı günlerde benim için enteresan ve hoş bir gelişme oldu. Düzce de arıcılıkla uğraşan ve ismide tastamam ''Rıza Rehber'' olan tam anlamıyla bir adaşım olduğunu öğrendim. Sonrasında telefonlaşmaya başladık. İnternette arıcılık sitelerine bakıyorken tesadüfen bizim bloğu bulmuş . Bazı isim ve soyisimler çok tutar biliyorum, fakat Rıza Rehber le ( ve oda arıcı) ilk defa karşılaşıyorum. Adaşım Düzce nüfus müdürlüğünden emekli memur, mesleği gereği nüfus bilgileriyle alakalı oda ilk defa böyle hoş bir tesadüfle karşılaşmış. Tekrar görüşmek üzere Adaş..
at
17:09
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
pazar günü güzel havayı kaçırmadık
at
16:46
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
at
16:31
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
18 Ocak 2009
24 Aralık 2008
05 Aralık 2008
26 Kasım 2008
24 Kasım 2008
23 Kasım 2008
Bursa nın duayenlerinden



Sebahattin abinin arılığı kendisi bursanın en ileri gelen arıcılarından yaklaşık beşyüz arısı var . Sütçülük yapıyor çıkarsa balda alıyor tabi. Çok sistemli çalışan bir abimiz, ondan çok şey öğreniyorum. Standart kovanların ne kadar önemli olduğunu her zaman söyler . Bir çerçevesi bütün arılığı gezebiliyor. İmrenilecek örnek alınacak bir sistem kurmuş, pratik bilgisi on yılların deneyimine dayanıyor..
at
10:33
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
14 Kasım 2008
17 Ekim 2008
dağ taş püren
at
01:02
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
10 Ekim 2008
sonbahar bakımı ve kışlatma çalışmaları
Bir hafta içinde buhale getirmişler oysa bu petek boş gibiydi
İki meyve sanki bir ağaçta gibi
Mevsimin son çiçekleri
sarıca arılarla amansız bir savaş var.

Arıları kışlatma yerimiz ve arılığın genel görünümü nisbeten bana yakın gidip gelmesi daha kolay oluyor . Bende her fırsatta bu avantajı değerlendiriyorum.Yeni kovanlar aldım bizimkileri onlara aktarmayı düşünüyorum bakalım nezaman yapılacak bu iş.. Bazılarında varoa var hemen ilaçlamasını yaptım şerit astım. sarı arılara karşı uçuş deliklerini küçülttüm.
komşunun bahçesinde yere dökülen elmalar göz hakkımız tabi ama sormadan almayacaz.
at
10:53
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
08 Ekim 2008
14 Ağustos 2008
27 Mayıs 2008
Oğullar
27 mayıs salı hayatımda unutamayacağım güzellikte bir gün yaşadım. Sabah erken saatte arılığa doğru yola çıktık. Yolda çay ve börek molası verdik ve tekrar yola koyulduk sonunda arılığa vardık. Daha arılığa girmeden tuhaf bir şeyler olduğunu hissettim. Dikkatli baktığımda arılığın birkaç metre yanındaki yabani bir zeytine yeni çıkmış bir oğul gördüm. Henüz daha toplanmamamışlardı yeni çıktığı çok belliydi. Dalın üzeri kum gibi arı kaynıyordu Sabah 09:00 sularıydı ama güneş iyice kızdırmıştı. Bir müddet toplanmalarını bekledik. Sonra boş kovanlarımızı hazırlayıp yabani zeytin dalındaki oğulları birer birer aldık olduğu yere bıraktık.Boş kovanların kontrolünü yapıyorken bir tanesini açtığımda küçük bir kanaryanın uçuşuna şahit oldum, kovanın içinde köşede getirdiği yapraklarla yuvasını yapmış yumurtaların üzerinde yatıyordu arı kontrolü yaparken birde kuş yumurtalarımız ve kuş yuvamız oldu. yeterli sayıda boş kovanım olduğu için yuvaya hiç dokunmadım. Diğer kovanların kontrolüne başladık yarım saat falan geçti bu sırada en baştaki kovandan bir yavru uçuşuna şahit oluyoruz zannettik, biraz daha yaklaşıp daha dikkatli baktığımızda hayatımda ilk defa gördüğüm olağanüstü bir doğa olayına bir mucizeye şahit olduğumu anladım. Kovanın içinden oluk oluk arı dökülüyordu dakikalarca sürdü etrafta kum fırtınası gibi arılar uçuşmaya başladı, bu arada ben bir taraftan olayı filme almaya çalışıyor diğer taraftan şaşkınlık ve sevincimin en yüksek noktasını yaşıyordum. Bir oğul çıkışına canlı şahit oluyordum. Bu muhteşem bir doğa olayıydı . Allah'ın kullarına sunduğu harikulade bir nimetti. Yavaş yavaş kovandan arı çıkışı azalmaya başladı. Başımı kaldırıp etrafa baktığımda yaklaşık 30-35 m ileride bir ağacın üzerinde çok miktarda uçuşan arıyı farkettim, koşarak oraya gittiğimde zeytin dalına yeni sarmaya başlamıştı ve bir yumruk büyüklüğünde idi birkaç dakika içerisinde iki futbol topu büyüklüğüne ulaşmasını izledim. Görülmeye değer muhteşem bir olaydı. Gün çok bereketli başlamıştı bu üçüncü oğuldu, hızlı bir şekilde arılığa geri dönüyorken ağaçların arasından bir insan boyu yükseklikte bir siyahlık farkettim. Bir dördüncü oğulda orada sakinlemiş bir şekilde salkım yapmış duruyordu. Onun nezaman çıktığını bilemiyorum , ama heyecan ve sevinçle karışık duygular yaşıyordum. Bu telaşların içinde bütün bu olayları görüntülemeye çalıştım. Çıkan oğulları birer birer arılığa getirdik. Koca usta Mümün bunun devamı vardır diyerek hızını alamadı ve göl boyuna doğru keşfe çıktı. Arılıktaki diğer işlerimizi ve oğullarımızı yerli yerine koyduktan sonra dönüş yolunda koca usta Mümün'le günün kritiğini ve değerlendirmesini yaparken içtiğimiz çayın tadı bambaşkaydı....

at
16:39
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
12 Mayıs 2008
Pazar kontrolleri
Yoldaki çoban bize yol veriyor.


Kolonilerin oğul vermesi engellendi. Mevcut ana arı memeleri alındı, tabi içindekiler ziyan edilmedi. İlk ürün olarak afiyetle yendi. Burak paşa pek tadını sevmedi ama balla karıştırarak oda yedi.
at
12:59
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
21 Nisan 2008
pazar kontrolleri
su içen arılar
Ana Arımız teftişte
Arılığa biri üçyüz diğeri dörtyüz metre mesafede yaklaşık beşer ve onar dönümlük iki tane yabani hardal tarlası var. Yalçın hacamın kanola tarlasının yerini tutarmı bilemiyorum ama oradan hep taşıyor bizim arılar. Hatta bana fazla taşıyorlar gibi bile geliyor. Yalçın hacamı tebrik ediyorum , çok güzel imrenilecek bir arılık oluşturmuş işaallah emeğinim karşılığını alacak diye düşünüyorum.
at
07:29
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
25 Mart 2008
yeni çiftlik
Kolonilerin kontrolleri devam ediyor bizimkiler yeni yerlerine alışmışlar hende süper çalışıyorlar.. Eee su yakın çiçek bol manzara güzel daha ne olsun......
Çok yoruldum çapaya yaslanarak olsada biraz dinleneyim bari..
Yavaş yavaş ortama uyum sağlıyor arılardan korkmamayı öğreniyor..
Önce oyun geliyor tabiki iki tane salyongoz bulmuş bana gösteriyor ..

Ertesi hafta Burak Paşa yeni çiftliği keşfe çıktı..
Ordular ilk hedefiniz akdeniz..
......ve çiftliğe son şeklini verdik koca usta az çalıştı ama öz çalıştı . Eeee usta olmak herkesin harcı değil Hasan bu işe biraz bozuldu ama yapacak bir şeyi yok . Ben hep merak ettim bizim F16 lar nezaman sorti yapacak diye ? nihayet beklenen angeldi hasan fatih ve metin bizi gülmekten kırdılar , ilk defa arı taşıyorlar..
at
17:06
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
24 Mart 2008
at
18:01
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
zayiat
at
17:43
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
kekin sonunu yiyorlar
Bahara çıkmalarını görmek güzel keklerinin kalan son kısımlarınıda yiyorlar daha önce bende tadına bakmıştım.
at
17:21
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
08 Şubat 2008
balın yapısı
Sağlıklı yaşamanın sırrı bu şişede saklı , böyle bir formülü böyle bir karışımı kim hangi laboratuvarda oluşturabilirki..bize yaşama heyecanı veren mühendislik harikası mucizevi küçük kanatlılar..
at
11:06
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
06 Şubat 2008
at
00:03
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
20 Ocak 2008
Rüyada Arı
Rüyada arı tutmak, arzuların gerçekleşmesiyle tabir olunur. Arı görmek, çok çalışmaya ve bol kazanç elde etmeye yorumlanır. Arı sorması, zarara uğramanın işaretidir. Rüyada arı kovanı görmek zevceye delâlet eder. Kovanın arıları kadının nesli, bal ise malıdır. Bazen da arı kovanı kaleye, eve, saraya delalet eder. Arılar da içindeki insanlar ve mallar ile tabir olunur. Yine arı kovanı görmek, üzüntü ve kederden halâs olmağa, ibâdet ve takate, hak emrinde sebata delâlet eder. Güner KAYRAL tarafından gönderildi
at
16:30
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
08 Ocak 2008
at
08:58
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
sonradan bulunan gömü
Acemilik bu olsa gerek eylül ayında balları sağdık boş petekleri arılar temizlesin diye tekrar kovanlara verdim balları kavanozladım . Sağım işini apartmanın çatı katında yapmıştım. Yine boş çerçeveleri ve bazı malzemeleri büyük poşetlerin içinde apartman boşluğunda uygun bir yere koydum. Buraya kadar herşey normal gibi görünüyor. Filim bundan sonra başlıyor , apartman boşluğunda tek tük arılar görülmeye başladı derken ertesi gün sayı arttı. Poşetleri buradan alıp başka yere götüreyim dedim bal bulaşığı olan malzemelere dışarıdan arılar geliyor diye düşündüm. Poşetin birtanesi kütük gibi elime geldi birde baktımki üç petek unutulmuş öylece duruyor. İşin enteresan yanı bizim merdiven boşlığundaki bir avuç koloni bu peteklerde tek tük olan yavruların günü gelipde çıkmasından kaynaklanmış. Kendi kendime acemi Rıza dedim ve güldüm. Tabiki bu petekleri bir tepsiye alıp gelip geçtikçe hem güldüm hemde yedim. Çok üzüldüğüm konu bizim bir avuç koloni cam çerçevesinin köşesini yuva bellemişler camları açtığım halde biryere gitmediler ve malesef...
at
08:31
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
29 Aralık 2007
18 Aralık 2007
Ali Türk'ün youtube'da bir çok videosu bulunmakta Kullanıcı adı: alicik1964'tür Eline objektifine sağlık
at
09:17
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
19 Kasım 2007
Türkiye Ballı Bitkiler Flora Haritası
http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=flora/hvelioglu.htm&curdir=\flora&fl=flora.asp
T.C TARIM VE KÖY İŞLERİ BAKANLIĞI RESMİ WEB SİTESİNDEN ALINTIDIR.
at
19:52
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
24 Ekim 2007
06 Eylül 2007
at
11:32
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
27 Ağustos 2007

Yirmi bin türden oluşan geniş bir familyaya sahip olan arılar, hayvanlar dünyasındaki en çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahip, sosyal hayatları ile diğer pek çok canlıdan ayrılan, aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.
Bu kitabın konusu olan balarıları ise diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisi, bir kraliçe, birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.
Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır. Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer dişiler erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar.
Erkekler ise, dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.
Arı kovanındaki hayatın her aşamasında bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar. Diğer arıların yavrulara gösterdikleri özen ve sergiledikleri özverili davranışlar detaylı olarak incelendiğinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır
at
15:54
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
07 Temmuz 2007

(H.Bilen)ANA ARI
(H.Bilen)ANA ARI YUVASI
(H.Bilen) POLEN TOPLAYAN ARI
(H.Bilen) İLK UÇUŞLAR
(H.Bilen) POLEN
(H.Bilen) POLEN 1 
(H.Bilen) POLEN İŞÇİSİ
(H.Bilen) POLEN YÜKLÜ F-16
(H.Bilen) PROPOLİS
(H.Bilen) TAZE ARI SÜTÜ
at
08:00
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
03 Temmuz 2007
03 Haziran 2007
En güçlü ilaç beyin gücü
Prof. Dr. Nurselen Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteği ise yüzde 80 etkilidir” dedi.
Ege Üniversitesi (EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, düzenlenen “Başarıda Beynin Gizli Kodları ve Süper Yaşam Potansiyeli” konulu toplantıda, her canlının yaşama belirli bir enerji kredisiyle başladığını ve yaşam boyu bu krediden harcama yaptığını belirtti.
Bu enerjinin, yaşam biçimine göre erken ya da geç bittiğini, bunun sonucunda da yaşamın sona erdiğini ifade eden Toygar, buna göre sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrının bu enerjiyi akıllıca harcamaktan geçtiğini söyledi.
Yaşam enerjisi ile bunu kontrol eden beyin gücü açısından beslenmenin ve hayata bakışın büyük önem taşıdığına işaret eden Toygar, şöyle konuştu:
“Şeker, karbonhidrat ve stres, bu kredinin hızlı harcanmasına neden olur. Yağ ve yoğun şekerler beynin çalışmasını yavaşlatır, hareket güçlülüğü oluşturur. Oysa baklagiller, taze sebzeler ve pirinçten zengin diyetle antioksidan özelliği olan meyveler beynin soluma aktivitesini arttırır. Çikolata seratonin salgılatır. Seratonin kişiye mutluluk verir.
Stres, beynin en büyük düşmanıdır. Stres beyinden vitamin ve mineral kaybına neden olur. Pozitif dengeyi bozar. Öfke ve kızgınlık kişinin sağlığını ve mutluluğunu ve gençliğini ateşe atmasıdır. Sakinlik prim yapar, sabır olmazı oldurur. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul etmezsek, hasta ve mutsuz oluruz.
Amaç ve hedefleri olmayan insanlar, beyinlerini ve kendilerini bitmeye mahkum etmişlerdir.”
YAŞAMA İSTEĞİ, HER DERDE DEVA
Beyin gücü ve ona bağlı yaşama isteğinin, sağlığın korunmasında olduğu gibi karşılaşılan sağlık sorunlarının aşılmasında da en büyük etken olduğunu belirten Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteğiyse yüzde 80 etkilidir. İnsanın beyninden salgılanan iyileştirici hormonlar, trilyondan bile daha değerlidir. Üstelik böyle bir ilaç henüz keşfedilmemiştir.
Mutluluğu ve mutsuzluğu beyin yaratır. Sağlıklı ve hasta olmak kişinin kendisine bağlıdır” diye konuştu.
Sağlıklı ve güçlü bir beyin için tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Toygar, televizyon karşısında zaman geçirmek yerine, zihinsel aktivitelere zaman ayırmanın ve bol bol gülmenin beyne iyi geleceğini söyledi.
25.05.2007 10:28:00
at
21:13
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
26 Mayıs 2007
Belgesel
Teşekkürler Bartınlı arıcı kardeş.
at
06:51
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
04 Mayıs 2007
21 Nisan 2007
Arıları "cep" mi öldürüyor
ABD’li uzmanlara göre, bal arılarının gizemli şekilde kaybolmalarının sebebi, cep telefonu ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon...
16.04.2007
ABD, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İspanya, Portekiz, Hırvanistan, İsviçre, Kanada ve Avustralya gibi onlarca ülkede bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Arıların gizemli ölümüyle ilgili şimdiye kadar küresel ısınma, tarım ilaçları ve salgın hastalık nedenleri ortaya atılmıştı. Ancak yapılan ilk araştırmalar arı ölümlerinin ardından cep telefonlarının olabileceğini gösterdi. ABD Tarım Bakanlığı’nın girişimiyle kapsamlı bir inceleme yapan Arizona Landau Üniversitesi’nin araştırması İngiliz The Independent gazetesinde yayınlandı. Uzmanlar, “Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon arıların navigasyon (yön bulma) yeteneklerini tamamen çökertiyor” açıklamasını yaptı. Dr. George Carlo araştırmanın detayları şöyle anlattı: “Arıların koloni çökmesi sendromu (CDC) yüzünden öldüğünü biliyoruz. Arıların yön bulma yetenekleri aniden kayboluyor. Kovandaki arıların çoğu dönemeyince kolonileri dağılıyor. Yaşamak için kovanlarına ihtiyaç duyan binlerce arı tamamen farklı noktalara doğru tek başlarına uçuyor. Ve böylece kısa sürede ölüyorlar. Arıların teknoloji kullanımının üst seviyelerde olduğu gelişmiş ülkelerde yüksek oranda ölmesi, cep telefonu ihtimalini güçlendiriyor.”
Arılar neden önemli?Çiçek ve bitki türlerinin polenleri arıların ayaklarına yapışır. Arılar farklı bitkilere konarak bu polenlerin taşınmasını sağlar. Polenizasyon adı verilen bu yolla bitkiler döllenerek çoğalır. Arılar 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlar. Sadece bir kovandaki arılar 1 gün içinde 400 kilometrekarelik bir alanı dolaşarak 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlar. Bu işlem gerçekleşmezse yavaş yavaş yenebilen bitkiler ve meyveleri ortadan kalkar. Daha sonra da bitkiyle beslenen hayvanlar ve ardından da insanlar ölür. Kaynak: Wurzburg Üniversitesi
Kaynak : 16 nisan 2007 VATAN gazetesi
at
04:37
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
09 Nisan 2007
Arılar sıcaktan ölüyorsa durum çok kritik

Tüm dünyada bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Alarma geçen uzmanlar nedeni çözmeye çalışıyor. İhtimallerden biri küresel ısınma..
at
08:40
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
24 Mart 2007
Arı ürünleri toplu halde
at
08:05
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
22 Mart 2007
Çanakkale Geçilmez 18 Mart 1915
Çanakkaledeki kutlamalar muhteşemdi çok coşkulu ve Türkiyenin heryerinden çok kalabalık ziyaretçi vardı bu seneki kutlamalarda.Otobüslerle yurdun her köşesinden gelen insanlar iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık oluşturuyorlardı.Stadyumdaki gösteriler,askeri geçit törenleri,mehter takımı,gazilerin duruşu,uçakların nefes kesen gösterileri ve çanakkale boğazına çelikten birer inci gibi dizilmiş fırkateynler devletin tavanından tabanına bütün halk tüm dünyaya tek bir mesaj veriyordu "Çanakkale Geçilmez".
Tören Başlangıcı
at
09:41
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
Burak paşa ve törenler
Çanakkale merkez liman karşısında meşhur top, hedef Gelibolu yarımadası Anzak koyu
Burak Paşa ve Truva atı ( ama o küçük bir arıcı )
Küçük arıcı ve arkadaşı Spiderman sohbete dalmışlar.
Açık hava temiz gıda, çam kokusu haydi arılarımıza dönelim.
at
09:26
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
12 Mart 2007
Arı ve İnsan
ARI VE İNSAN
Tanrının yarattığı binlerce canlı arasında,insanların en çok merak ve ilgisini çekenlerden biri ve belki de en çok ve yaygın olanı Bal Arıları’dır.
Arılar,bize sadece çok tatlı ve şifalı olan bal,arı sütü,polen ve arı zehri gibi değerli ürünler verdikleri için değil; yaşayışları ve davranışları ile de ilgimizi ,sevgimizi toplamışlardır.Çalışkanlığın ve düzenin örneği oldukları için mühendisler,arıyı sembol olarak almışlardır.
Arılar,bizler için örnek olabilecek bir aile ve toplum hayatı yaşarlar.Aralarındaki beraberlik ve sıkı iş bölümü ile yuvalarına, yurtlarına barınaklarına bağlanmışlardır.Toplu yaşamlarındaki ahenk,kurdukları düzenli örgüt,birbirlerine faydalı olma gayreti ve bu uğurda gösterdikleri fedakarlıklar ailenin ve yuvanın en büyük özelliğidir.
Arı kolonilerinin bu yaşam savaşındaki başarılarının sırrı; daima ciddi,planlı,düzenli çalışmalarıdır.Bilhassa iş mevsimlerinde kovanda görülen sürekli çalışmalar,uğraşıp didinmeler,bir teşvik ve rekabet duygusundan ziyade,fazilet ve fedakarlıkların yani hiçbir karşılık beklemeden birbirlerine faydalı olma gayretinin örneği ve sarsılmaz bir azmin ifadesidir.Onlarda tembellik,gevşeklik,ihmal ve bu günün işini yarına bırakma diye bir tutum yada davranış yoktur.
Bu durumlarıyla arılar insanlığa çok daha uzun zaman ahlak,karakter,düzen ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek,ilgi ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek, ilgi ve azmimizi daima kuvvetlendirecek ve arttıracaktır.Arıcılığın insanı doğaya,açık havaya çekmesi,yaklaştırması onda bir hobi yaratması suretiyle,kötü yol ve ihtiyatlardan arındırması , çevresindeki saygınlığını arttırması,görüş ufkunu genişletmesi kadar insana; tabiat meçhullerini araştırmanın zevkini ve arıları örnek alarak çok düzenli çalışma ve toplumuna faydalı olma gayretinin en güzel örneği vermesi de insan yaşam ve sağlığı için az kazanç değildir.
Çok defa toplum ve ailede geçimsizliklerin,cinnet ve cinayetlerin;el darlığı,dimağ yorgunluğu ve sinir bozukluklarından ileri geldiği görülmektedir.Arıların bal özü ve arka bacaklarındaki sepetçiklerde renkgarek çiçek tozlarını seyretmek,tatlı ahenk vızıltılarını dinlemek gömeç ballarını derlemek ve gelir sağlanması sinirleri yatıştırır.Sağlık ve saadeti artırır. En kısa zamanda aile bütçesine ek ve destek gelir sağlar.
Güzel yurdumuzun her köşesi arıcılığa elverişlidir.Memleketimizin bağrından fışkıran çiçeklerde her sene tonlarca bal heder olup gitmektedir.Arıcılığı yaymak,geliştirmek suretiyle bu çiçeklerdeki bal özünü,arı ürünlerine dönüştürdüğümüzde hem memleketimiz döviz kazanacak , hemde dengeli ve daha iyi beslenme sonucu halk sağlığı ve iş gücünün artmasına olanak hazırlanacaktır.
Arıcılık dar ve mahdut gelirli vatandaşların geçimini kolaylaştıracak ,memur,emekli,çiftçi,esnaf ve bilhassa öğretmen ve imamların boş vakitlerini kıymetlendirecek,tatillerini hoş geçirecek ,faydalı zevkli bir meşgaledir.Arıcılık az masraf ister.Bahçenizin yarım metrekarelik bir köşesi,kümesinizin üzeri,balkon,pencere önü,çatı üzeri birkaç arı kovanı yerleştirmeye kafi gelebilir.Çok munis olan kovanlara çomak sokmadıkça insanları hiç rahatsız etmeyen arılarla,bahçeli evlerde ve yazlıklarda arıcılık yapılabilir.Hayatınız boyunca,sabah kahvaltınızda – yavrularınızın da pek sevdiği- hilesiz,katkısız,gerçek güvenilir,saf bal bulundurabilmeniz için; bir iki kovan arınız olması yeterlidir.Dilerseniz arı sayısını arttırarak gelirinize katkı sağlayabilirsiniz.Arıcılık günümüz hükümetlerinin büyük sorunlarından biri olan “İşsizlikle Mücadele” programlarında uygulamaya konulacak “Beceri kazandırma kursları” ile orta direğe ek gelir sağlamada çok önemli yeri olan bir üretim dalıdır.
Güner KAYRAL (hayvanpazarlama.com)
at
20:59
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
10 Mart 2007
Arıların yeni yeri
at
05:17
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
Arıların yeni yeri
Yeni yerlerine taşınacakları günü sabırsızlıkla bekliyorlardı nihayet hazırlıklar tamamlandı ve artık beklemelerine gerek kalmadı.Önce çalı ve çırpılar dikenler temizlendi.
at
05:04
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
21 Şubat 2007
petek kontrolü
Petekleri böyle kontrol etmeyi eminim hepimiz özledik, Ne dersiniz...İnsana heyecan veriyor.Ama çok az kaldı biraz daha sabır..
at
21:00
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
16 Şubat 2007
Ayıların marifeti


Uludağ eteklerinde bir savaş alanı çok üzücü bir olay, bir arıcı arkadaşımın başına geldi. 70 kovan resimlerdede görüldüğü gibi ayılar marifeti ile darmadağın edildi. Üzülmemek elde değil ama geriye yapacak fazla bir şey kalmadı. Bazı kovanları ormanın derinliklerine doğru taşımışlar. Ne arılar ne kovanlar hepsi darmadağın ve hepsi resimlerde görüldüğü gibi, 70 kovanın kırıklarından parçaları birleştirerek 5 tane oluşturabildi arkadaşım.Ve tabiki çok üzülsede kaldığı yerden yola devam...
at
23:56
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
10 Şubat 2007
Erken baharın bereketi
at
01:50
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
08 Şubat 2007
Taşımalı arıcılık
TAŞIMALI ARICILIK VE SLOVENYA ÖRNEĞİ
Yazar Murat Çakır
Pazar, 29 Ekim 2006
Murat Çakır ın bu araştırmasını çok etik gibi görünmesede aynen aldım. Atılım yaratabilecek bu tekniğin ( yakın çevremde bunu gördüm ) daha çok kitlelere ulaşması açısından bir arı sevdalısı,araştırmacısı ve bilgi paylaşımcısı olarak bunu olumlu karşılayacağını düşünüyor ve çok teşekkür ediyorum.
Arıcılıkla ilgili bilgi birikimi her ülkenin kültürüne göre değişiyor. Modern arıcılık yöntemleri bütün dünyada aynı imiş gibi gözükse de, tarihsel olarak arıcılık kültürü olan ülkelerde kendine özgü yöntemler gelişiyor.
Türkiye modern arıcılık tarihi çok eski dönemlere dayanmadığı ve kuşaktan kuşağa bilgi birikimlerinin aktarılacağı ortamlar da oluşmadığı için malesef Türk Arıcılığı yerinde sayıyor ve sürekli kısır tartışmalara kurban oluyor.
Arıcılığa merak salan herkes, temelleri sağlam atılmamış bir ortamda, yeni baştan bazı şeyleri araştırmak, öğrenmek kendine göre bir yol çizmek zorunda kalıyor.
Arıcılık deyince aklımıza hiç gelmeyen ülkelerden birisi de Slovenya. Arıcılık kültürü çok eski tarihlere dayanan ve ülke çapında yerel arıcılık müzelerine sahip olan Slovenya; kapalı arılıkları ve bundan yola çıkarak geliştirdikleri taşımalı arıcılık sistemi ile çok ilginç bir örnek.
Araziye yayılmadan dar ve kapalı bir alanda yapılan arıcılık, bazı problemlere yol açsa da, başka ülkelerdeki arıcıların yaşadığı birçok problemi de çözüyor.
Örneğin, yukarıdaki arı evi resminde arıcının oturduğu bölüm, aslında arı evinin kapağı görevini görüyor. Gerekli zamanlarda bu kapak kapatılarak arılığın güvenliği ya da arıların dış etkilere karşı korunması sağlanmış oluyor.
Bilindiği gibi arının nektar kaynaklarına uçuş mesafesi 3 km civarında. Fakat bu 3 km'lik uçuş mesafesinden sonra getirebileceği nektar yok denecek kadar az. Çünkü arı topladığı nektarın büyük kısmını uçuş enerjisi olarak kullanmak zorunda kalıyor.
Arının verimli nektar taşıyabileceği alan 1.5 km. En verimli alan ise 500 metre. Hem arının tüketimi azaldığı, hem de günlük sefer sayısı arttığı için, nektar kaynağına olan uzaklık azaldıkça arının kovana taşıyabildiği ürün o kadar artıyor.
Dünyada bir çok ülkede bu yüzden profesyonel arıcılar arılarını sürekli olarak nektar kaynağına yakın yerlere taşımayı tercih ediyor.
Bizim ülkemizde de uygulandığı gibi bir çok ülkede kovanlar taşıma araçları ile nektara yakın yerlere götürülerek araziye diziliyor.
Fakat Slovenyada olduğu gibi birçok Balkan Ülkesinde taşımacılık sistemi, kapalı arılık sistemine benzer yöntemle yapılıyor. Bu yönteme benzeyen uygulamalar, Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkelerde de yapılıyor. 
Eski bir kamyon, otobüs ya da büyükçe bir römork bu tür arıcılık yapmak için ideal araçlar. Bu şekilde yapılan taşımalı arıcılıkta en büyük avantaj, kovanların araziye dizilip tekrar kamyona konulması külfetini ortadan kaldırması. Ayrıca sistem içinde arı malzemelerinin konulacağı, balların süzülebileceği ve arıcının konaklayabileceği ilaveler de yapılınca, arazide çadır kurma gibi ihtiyaçlar da ortadan kalkıyor.
Böylece arıcı sezon içinde istediği noktaya istediği kadar hızlı bir şekilde ulaşabiliyor.
Bir diğer avantajı ise, aracın park edebileceği kadar bir yerin arıcılık yapmak için yeterli olması.
Kamyona ve Römork resimlerine baktığınız zaman en üst tavanda görülen saçak kısmı, arı evinde de olduğu gibi hareketli bir parça. Güneşli havalarda gölgelik, yağmurlu havalarda şemsiye görevini gören bu parça, yine ihtiyaç duyulduğunda aşağıya doğru kapatılarak kapak görevi görüyor.
Sistemde kovanlar iki sıralı olarak diziliyor. Ortada arıcının çalışabileceği bir koridor bulunuyor.
Burada kullanılan kovanların özelliği langstroht kovanlar gibi üstten ellemeli değil, arkadan ellemeli olması.
Kovan arka tarafından dolap kapağı gibi açılıyor ve çekmece sistemine benzeyen çerçeveler geriye doğru çıkartılıyor.
Bu arada yağmacılık ve şaşırmayı engellemek için her kovanın ayrı renge boyandığını da hatırlatmaya gerek yok. 

Resimlerden de anlaşılabileceği gibi eski bir kamyon, eski bir römork hatta bir at arabası bu işlem için kullanılabiliyor. Yani 100 milyarlarla ifade edilebilecek bir yatırıma gerek yok.
İkinci itiraz noktası arıların bir bölümü güneye bakarken diğer bölümü kuzeye bakmak zorunda kalır, böyle olmaz konusu. Arıların kovan uçuş yönlerinin doğu ya da güney doğu yönüne bakması en ideal yöntem. Fakat başka yöne bakamaz diye de bir kayıt yok. Doğrudan rüzgara maruz kalmadığı sürece kovan girişi her yöne bakabilir.
Yabancı sitelerde özellikle yağmacılığı ve şaşırmayı önlemek için arazide kovan giriş yönlerinin farklı farklı olduğu dikkatinizi çekmiştir.
Benim bu sistemle ilgili Türkiye şartlarına uyumsuz olabileceği konusunda 2 şüphem var. Bu iki şüphe de arı ırkı ile ilgili.
Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi arıcı maske takmadan kapalı ortamda uçuşan arı olmadan rahatlıkla çalışabiliyor. Bizim arı ırklarımız genelde bu özellikte değil.
Bir de bu kadar sıkışık düzen kovanlar yanyana üstüste konulduğunda yine bizim arılarımız sanki yağmacılık olayına girişir gibi geliyor.
Ordu'da geçtiğimiz yıllarda yapılan dorseye monteli kovan sisteminde de en çok şikayet edilen konu, arıların kapalı ortamda uçtukları, yerlere düştükleri, arıcıların ayakları altında yüzlerce arının ezilerek telef olduğu yönündeydi.
Farklı bir sistem, dünya üzerinde binlerce arıcı bu şekilde arıcılık yapıyor, incelemekte ve imkan olursa bir deneme uygulaması yapmakta fayda var.
at
01:27
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
07 Şubat 2007
Oğul

Yeni çıkmış bir oğul elimizi çabuk tutmak lazım bellimi olur kaçabilir. Bu vızıltıları duymak için baharı iple çekiyorum.Tabi benimle birlikte diğer arıcı arkadaşlarımda. Biraraya geldiğimizde geçen sezon yaptıklarımızı bu sezonda yapacaklarımızı planlıyor ve konoşuyoruz.Ben yeni bir arılık kurdum kendime oraya gidip geliyor ve orayla uğraşıyorum. İnşaallah bir ay içinde tüm nakiller bitince sezonda açılacak ve arılar işbaşı yapacak. Hayal etmesi bile çok güzel..
at
02:57
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
Sağlık için bal
Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sistemi hastalıkları gibi 500’e yakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri olduğu belirtildi. — Dr. Mine Gültekin, “Bal son derece özel, besleyici ve sağlıklı bir gıda maddesi. Ancak, balın ilaç gibi hastalıklara hemen çare olmadığı da unutulmamalı. Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilir” dedi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim elemanı Dr. Mine Gültekin, Bursa’da devam eden “Türkiye 8. Gıda Kongresi”ne sunduğu bildiride, balın bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellik gösteren bir gıda olduğunu belirtti.Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer aldığını ifade eden Gültekin, “Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sistemi hastalıkları gibi 500’e yakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri saptanmıştır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” dedi.BALIN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİGültekin, birçok medeniyete ait yazıtlarda ve kutsal din kitaplarında kutsal veya şifalı bir gıda olduğu belirtilen balın bileşiminde, insan sağlığı için önemli bir çok besin maddesinin bulunduğunun bilimsel olarak da kanıtlandığına dikkati çekerek, bildirisinde şu görüşlere yer verdi: “Ülser ve diğer mide hastalıkları, kalp yetmezlikleri, çarpıntı, kemik hastalıkları, öksürük, alerji, bronşit, kansızlık, boğaz ağrısı, sinir hastalıklarının tedavisinde olumlu etkileri saptanan balın, kabızlığı giderdiği, vücuttaki kanı temizlediği, damarları genişlettiği ve kan dolaşımını kolaylaştırdığı, kalbi güçlendirdiği, yara ve yanıkları iyileştirdiği bilinmektedir.” Balın ayrıca, içerdiği maddelerle antimikrobiyal özelliği de bulunduğunu vurgulayan Gültekin, şunları kaydetti: “Bal son derece özel, besleyici ve sağlıklı bir gıda maddesidir. Ancak, balın ilaç gibi hastalıklara hemen çare olmadığı da unutulmamalıdır. Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Buna karşın, özellikle son aylarda medyada bala yapılan hileler konusunda haberler çıkmaktadır. Halkımız şifa diye bal yerine şekerli su tüketmektedir. Bu olumsuzlukların önüne geçmek üzere devletin gıda kontrol ve denetim hizmetlerini sıklaştırması zorunludur.”
A.A bursa
at
02:38
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
06 Şubat 2007
Karacabey boğazı ve ıhlamur kokusu
Karacabey boğazında büyükbabanın arıları...Şahane ıhlamur kokusu içersinde çalışan arılar .....Ve ben mecburen biraz giyindik çünkü kestanede var bölgede çok yakıyor sokunca !!!!!
posted by Halil Bilen 21:04 0 comments links to this post
at
03:16
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
HAMALLIĞA SON.
BİZİM KARAYOLLARINDA BİRAZ ZOR OLUR AMA .KAPA AĞIZLARINI YÜRÜ.FİATI 2.495 $ ACABA BİZDE KAÇA MAL EDİLİR?
posted by Halil Bilen 21:34 0 comments links to this post
20 Nisan 2006
at
02:57
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
Almanyada bir arıcı
Kovanlar içerisinde bulunan çıtalar arıcılık çalışmaları sırasında belki de arıcıların en fazla meşul olduğu ve üzerinde çalışma yaptığı bir kısmı oluşturur.İyi bir ağacın kurumuş olan kerestesinden elde edilmesi gerekir ki çarpılıp kovan içerisindeki hareketli kısım olan çerçeveler ile rahat çalışılsın.Yalçın Sezer
at
02:38
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
05 Şubat 2007
at
12:31
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
Savaş Hazırlığı

Arıların kovan bekçiliğini, sınır kapılarında giriş yapmaya çalışanlara uygulanan kontrollere benzetebiliriz. Bir ülkenin sınır güvenliği çok önemlidir. Bu nedenle alınan güvenlik önlemleri son derece fazladır. Aynı şekilde kovanlardaki güvenlik önlemleri de son derece sıkıdır. Gardiyan arılar kovana yabancı girişine hiçbir şekilde izin vermezler.
at
11:39
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
arı kovanında hayat
Yirmi bin türden oluşan geniş bir familyaya sahip olan arılar, hayvanlar dünyasındaki en çarpıc sahip, sosyal hayatları ile diğer ı mühendislik ve mimarlık bilgisinepek çok canlıdan ayrılan, aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.
Bu kitabın konusu olan balarıları ise diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisi, bir kraliçe, birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.
Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır. Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer dişiler erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar.
Erkekler ise, dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.
Arı kovanındaki hayatın her aşamasında bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar. Diğer arıların yavrulara gösterdikleri özen ve sergiledikleri özverili davranışlar detaylı olarak incelendiğinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır.
at
02:10
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post
29 Ocak 2007
Arılar hakkında bir kaç küçük bilgi
- Bal arılarının, 450 gr bal üretebilmek için 2 milyon çiçeğe konmaları gerekiyor.
- Bir kovan arı yarım kiloluk bal için 88 km kadar uçar.
- Bir işçi arı hayatı boyunca 1/12 çay kaşığı bal yapabiliyor.
- Bir bal arısı yaklaşık olarak saatte 24 km hızla uçabilir.
- Bir arının dünyanın etrafında dolaşabilmesi için 2 yemek kaşığı bala ihtiyacı vardır.
- Her bir bal peteğinin 6 yüzü vardır.
- Bir bal arısının 4 kanatı vardır.
- Bir bal arısı bir seferlik polen toplama gezisinde 50-100 çiçeği ziyaret eder.
- Arılar birbirleriyle dans ederek iletişim kuruyorlar. Bir bal arası dans ederek diğer bir bal arısına nektarın ve polenin nerde olduğunu işaret ediyor. Dans yönü ve uzaklığı anlatmaya yardımcı oluyor.
- Arının yarım kilo bal yapabilmesi için 3 milyon 750 bin defa çiçeğe konması gerekir.
- 1 kilo bal yapabilmek için 40 bin adet arının 6 milyon adet çiçeği dolaşması gerekir.
- Arılar mavi rengi ayırt edebilirken, kırmızı rengi, koyu gri ve siyah olarak algılarlar.
- Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emiyor ve 100 bin km kanat çırpıyorlar.
- Araştırmalara göre bir koloninin 1 kilo bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kilo bal tüketmesi gerekmektedir. Bunu yapabilmesi için kat ettiği yol yaklaşık olarak 6 kez dünya çevresinin dönülmesine eşittir.
- Bal arıları dakikada 11400 kez kanat çırpar bu da vızıltı sesinin nedenidir.
at
16:09
rehberaricilik
rehberaricilik
Links to this post














































































.jpg)





















































































































.jpg)
.jpg)
.jpg)


















