ARICILIK İNSAN ÖMRÜNÜ UZATAN , KUTSAL VE ASİL BİR MESLEKTİR.

İdeal bir arıcılık işletmesi

04 Haziran 2009

katları attık

Arılığın genel görünüşü..
Katlarını koyduk hala birkaç düzenleme yapmamız gerekiyor
zayıf kalan iki koloniyi birleştirdik
Buarada bir taraftanda kulubenin bazı yerlerini onarmaya başladık
Sağolsun Mümün usta bu konularda bizi yanlız bırakmıtor
Kendiside arıcı tabi Mümün ustayla herkonuda fikir alışverişi yapıyoruz..





Biraz polen toplayalım dedik.. iki saatte çok bereketli oldular
Kırmıza tuğla rengi polenler ağırlıklı geliyor.


Arılığın olduğu bölgenin uzaktan görünüşü.
Bölgede ıhlamurlar yeni yeni açmaya başladı
Kestane ağaçlarında daha bir kıpırdanma yok
Arılarda bizde heyecanla büyük bal akımını bekliyoruz..


Katlara petekler yetmeyince hemen devamını hazırladık.Çerçeveler tek telli gibi görünüyorlar
ama görüntü sizi aldatmasın aslında üç telliler.



Meşhur deremiz dedimya arılığa sıfır diye
maskenin altında sıcaktan bunalınca yorulunca
buz gibi akan kar suyunda elini yüzünü yıkamanın keyfi başka oluyor
bütün yorgunluğunu alıyor insanın
tabi bunları anlatınca sudan uzak arıcı arkadaşlarımız iç geçirmişlerdir ama..

17 Mayıs 2009

rakım 350

Akşam geç saatlerde arılarımızın uçuş deliklerini kapatıp nakil için hazırlıklarımızı tamamladık.
Rakım 350 bu sene hedefimizde kestane balı üretimi var.
Aylar öncesinde yeni yerimizi hazırlamaya başlamıştık.
Otlar biçildi bahçedeki kırık dökük malzemeler toplandı. Çöpler atıldı ama kulubede daha yapılacak çok iş var.
İş temposundan fırsat bulduğumuz zamanlarda yeni arılığımızda fazla mesailerimiz olacak..
Şuanda sadece iki kovana kat koyduk. Diğerleri bizde istiyoruz demeye başladılar..
Eski yerimizde hiç oğul kaçırmadık . İnşaallah buradada kaçırmayız.
Bütün arıcı arkadaşlarıma ve bütün Türkiyedeki arıcılarımıza bereketli verimli bir sezon geçirmeleri dileğimle
hoşçakalınız...
Yeni arılığımızdan görünüm
Mümün usta arılıktan ayrılmadan önce ..
Yeni arılığın genel görünümü..

Kovanlarımızı askeri nizam yanaşık düzen tek sıra dizdik ..


Yeni arılığımız temizlik aşamasında..
Uludağ dan eriyen kar suları dereyi doldurmuş coşkun akıyor..
Çok güzel bir manzara serin bir yer . Bizim (yeni arılığımızın) sırımız yeşilliklerin içinde içilecek kadar temiz suyu var. Arap turistler boşuna hayran kalmıyorlar buralara, kalınmıyacak gibi değil...

Emin ve Mümün usta sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra nasıl bir yerleşim yapalım diye plan yapıyorlar..

Nakliye sırasındaki sohbet..
Aracımızı yüklerken ..
çok güneş bastırmadan hızlı hareket etmemiz gerekiyor..

Emin maskeyi giymekte biraz nazlandı ama giymezse arıları kızdıracağını düşündü herhalde..
Tabi alışık olmadığı için maske biraz sıkıntılı geldi ona. Birkaç defa daha beraber arı nakli yaparsak alışır diye düşünüyorum..

09 Mayıs 2009

kontroller..

















Küçük Arıcı (Burak Paşa) nın sosyal etkinlikleri..







kontroller..















10 Mart 2009

hafta sonu arılıktaydık

Alışverişimizi yaptık yola koyulduk.
Burak paşa tereyağlı mısırdan vazgeçemiyor.
Hava güzel arılıkta uçuş faaliyeti hızlı durmadan polen getiriyorlar
Geçen hafta sadece sarı polenler geliyordu kırmızı ve mor polende gelmeye başlamış.

Arılığa giderken tarım il müdürlünün yanında Bursa ipekböçekçiliği araştırma enstitüsünün bahçesinde
açmış ilginç bitkiler gördük.
Bu kırmızı çiçeklerin üzeri arı kaynıyordu.Ne bitkisi olduklarını henüz sorma fırsatı bulamadık ama yakın zamanda ögreneceyiz gibi...

Çifliğimizin ?? sınırındaki çiçek açmış ağaçlar.

Körüğümüzü yaktık derken havada bir bulutlanma oldu .
Yağmura yakalanmamak için biraz gaza basmamız gerekecekti.
Önce üst kapaklarımızı açtık.Sonra şurubumuzu eşit miktarda yemliklere paylaştırdık.

Tadı çok güzel olmalı ki hemen hücum ettiler
(Önce tadımcı eksperliğini biz yaptık tabi..)
Hava iyice bozmaya başladı . Hatta ilk yağmur tanelerinin alnıma düştüğünü hissettim
sonra bizim yemliklerin içindeki şurubun eğer acele etmezsek çoğalacağını düşündüm.
Gerçi içine biraz su ilave olsa nasıl olurdu acaba.. Neticede yağmur suyu bereket demektir.


09 Mart 2009

Zühtü abinin arılığı

Bana göre her arılıkda bir iki tana olması gereken sepet kovanlar..
Zühtü abi olayı çözmüş kovanların üzerine göre brandalar hem güzel hemde kullanışlı nemide aldığını söylüyor.
Plakalar takılı bütün kovanlar tescilli..

Arılıkda malzemelerin konulduğu kulübe..
Bursa arı yetiştiricileri birliği yönetiminden Zühtü abi ve Bursa tarım il müdürlüğü arıcılık şubesinden ziraat mühendisi Hasan Bey (ikinci başkan) onları hem arılıkda hemde piknikte yakalamış olduk , bizlere yerinde ve uygulamalı bilgiler verdiler ..... Hasan beyin oğlu şimdiden körükçülüğe başlamış istikbal vaadediyor..
Arılığın yanındaki fiğ ekili tarla açınca nasıl çoşturur arıları. Bizlerinde bu gibi çalışmalar yapmamız lazım ..
Tuvalet sorunu ; bütün arılıklarda zaman zaman yaşanan zorluk burda çözülmüş durumda..


Zühtü abi makinanın karşısında .. Eeee hakkıda var böyle güzel ve düzenli bir arılık olupta poz verilmezmi?. Bizlerde çok imrendik hani..Zühtü abi ağırlıklı olarak arı sütü üretiyor, bunun yanında balda üretiyor tabi. Bu yılda arıcılar için iyi bir sezon olacağını düşünüyor. Bizim temennilerimizde aynı yönde . Ürününüz bol gönlünüz şen ve sağlığınız iyi olsun.....

video

04 Mart 2009

biraz geç oldu ama

Geçtiğimiz şubat ayının ondördünde Bursa tarım ilmüdürlüğünde Bursa arıcılar birliğinin toplantısı vardı. Şanssızlıkki fotoğraf makinası arızalandı cep telefonununda şarzı bitmek üzere oldugundan hiç fotoğraf çekemedim. Toplantıda çok faydalı bilgiler verildi. Ayrıca çok değerli insanlarla tanışma fırsatı buldum Halil Bilen, Enver dayı , Nihat.. Bu resmide hoşgörüsüne sığınarak Enver dayının bloğundan aldım. Toplantı arasındaki sohbetler çok keyifliydi. Halil Bileni misafir etmek istedik ama işleri gereği erken ayrılmak zorunda kaldı. Aynı günlerde benim için enteresan ve hoş bir gelişme oldu. Düzce de arıcılıkla uğraşan ve ismide tastamam ''Rıza Rehber'' olan tam anlamıyla bir adaşım olduğunu öğrendim. Sonrasında telefonlaşmaya başladık. İnternette arıcılık sitelerine bakıyorken tesadüfen bizim bloğu bulmuş . Bazı isim ve soyisimler çok tutar biliyorum, fakat Rıza Rehber le ( ve oda arıcı) ilk defa karşılaşıyorum. Adaşım Düzce nüfus müdürlüğünden emekli memur, mesleği gereği nüfus bilgileriyle alakalı oda ilk defa böyle hoş bir tesadüfle karşılaşmış. Tekrar görüşmek üzere Adaş..

pazar günü güzel havayı kaçırmadık

pazar günü Bursa da günlük güneşlik bir hava vardı. Kontrolleri yapmak üzere arılıga koştuk tabi..


Arılar inanılmaz derecede uçuş yapıyorlardı. Sanki mayıs haziran ayları gibi bir kalabalıklık vardı arılıkda.



Yerde ilk bakışta farkedilmiyor gibiler ama arılıkta çok güzel çiçekler açmış bizde fotoğraflamaya çalıştık.








video

Bu sesleri duymayı çok özlemiştik çok büyük keyif..

18 Ocak 2009

kestane çiçeği

Pardon ilk yazdığımda sondaki harfi yanlış yazmışım. Yakup Özel arkadaşım beni uyardı. Kendisine teşekkür ediyorum.

24 Aralık 2008

H.Bilen '' Polen ''








Halil Bilen polen ile ilgili çok güzel bir yazı hazırlamış bloğunda okumanızı öneririm.Arı ialesinin polen ihtiyacı nerede nasıl kullandığı, nasıl stokladıgı , bir arı ailesinin nekadar polen toplayabileceği vb. bilgileri bulabilirsiniz


05 Aralık 2008

fanus petekli bal üretimi

İlginç bir arı kovanı merak ettiğim acaba nasıl çalıştıklarını görebiliyormuyuz? Herşey şeffaf. Kovanın giriş deliğini göremedim muhakkak vardır diye düşünüyorum.

26 Kasım 2008

geleceğin arıcısı

Çekirdekten yetişmek farklı olutor, geleceğin arıcısı.Maskeyi çok hevesli giydi ama yinede tedbiri elden bırakmıyor etrafta arı varmı diye kontrol ediyor..

24 Kasım 2008

ev hali




Eve ayırdığım peteklerden buradan bakınca bile insanın canı çekiyor..


24 kasım öğretmenler günü kutlu olsun

öğretmenler günü güzel ve anlamlı bir törenle kutlandı
Burak paşa odasında ödevlerini yaparken

.......bisiklete binerken


Burak paşanın okul , ev ve oyun zamanları..




23 Kasım 2008


Bursa nın duayenlerinden











Sebahattin abinin arılığı kendisi bursanın en ileri gelen arıcılarından yaklaşık beşyüz arısı var . Sütçülük yapıyor çıkarsa balda alıyor tabi. Çok sistemli çalışan bir abimiz, ondan çok şey öğreniyorum. Standart kovanların ne kadar önemli olduğunu her zaman söyler . Bir çerçevesi bütün arılığı gezebiliyor. İmrenilecek örnek alınacak bir sistem kurmuş, pratik bilgisi on yılların deneyimine dayanıyor..





14 Kasım 2008

harika bir şey

H.Bilen, Harika bir şey sürer bir fotoğraf

17 Ekim 2008

dağ taş püren

Çanakkale biga dağlarında dağ taş püren .Bizimkileri buralara getirmek varmış..
Yakından mis gibi kokuyor pürenler insan dayanamıyorki arı dayanacak bu güzel kokuya.Buralarda muhakkak arılık vardır diye bakındım ama demekki iyi gizlenmişler.



çayırda hayvan yalağı (su içme yeri)
Orhan abinin mısır tarlası yerinden taze mısır.Orhan abi Biga eşrafından faal ve hareketli bir insan(çerkez)












10 Ekim 2008

sonbahar bakımı ve kışlatma çalışmaları

Bir hafta içinde buhale getirmişler oysa bu petek boş gibiydi
İki meyve sanki bir ağaçta gibi

Mevsimin son çiçekleri
sarıca arılarla amansız bir savaş var.


Arıları kışlatma yerimiz ve arılığın genel görünümü nisbeten bana yakın gidip gelmesi daha kolay oluyor . Bende her fırsatta bu avantajı değerlendiriyorum.Yeni kovanlar aldım bizimkileri onlara aktarmayı düşünüyorum bakalım nezaman yapılacak bu iş.. Bazılarında varoa var hemen ilaçlamasını yaptım şerit astım. sarı arılara karşı uçuş deliklerini küçülttüm. komşunun bahçesinde yere dökülen elmalar göz hakkımız tabi ama sormadan almayacaz.
kuşburnu yada gülburcu da denir. uçuş deliklerinin hepsini küçülttüm böylelikle sarıca arılara karşı savunmayı daha iyi yapıyorlar.

yazdan kalma dalak yapmışlardı bilerek bozmadım içine şahane bal doldurmuşlar.
kovana üstten bakış
kovanlardan bir tanesini açtığımda çok kalabalık bir karınca kolonisiyle karşılaştım çüçük küçük ama binlercesi sebebi ne olabilir ? hepsini güzelce temizledim.
yeni aldığım kovanlar.

Arıların son görünümü böyle . Arka plandaki bağ evi komşunun yanlış anlaşılmasın. Belki birgün bizimde olur..


08 Ekim 2008

Kemalpaşada bal sağımı
















14 Ağustos 2008

klasik


27 Mayıs 2008

Oğullar

27 mayıs salı hayatımda unutamayacağım güzellikte bir gün yaşadım. Sabah erken saatte arılığa doğru yola çıktık. Yolda çay ve börek molası verdik ve tekrar yola koyulduk sonunda arılığa vardık. Daha arılığa girmeden tuhaf bir şeyler olduğunu hissettim. Dikkatli baktığımda arılığın birkaç metre yanındaki yabani bir zeytine yeni çıkmış bir oğul gördüm. Henüz daha toplanmamamışlardı yeni çıktığı çok belliydi. Dalın üzeri kum gibi arı kaynıyordu Sabah 09:00 sularıydı ama güneş iyice kızdırmıştı. Bir müddet toplanmalarını bekledik. Sonra boş kovanlarımızı hazırlayıp yabani zeytin dalındaki oğulları birer birer aldık olduğu yere bıraktık.Boş kovanların kontrolünü yapıyorken bir tanesini açtığımda küçük bir kanaryanın uçuşuna şahit oldum, kovanın içinde köşede getirdiği yapraklarla yuvasını yapmış yumurtaların üzerinde yatıyordu arı kontrolü yaparken birde kuş yumurtalarımız ve kuş yuvamız oldu. yeterli sayıda boş kovanım olduğu için yuvaya hiç dokunmadım. Diğer kovanların kontrolüne başladık yarım saat falan geçti bu sırada en baştaki kovandan bir yavru uçuşuna şahit oluyoruz zannettik, biraz daha yaklaşıp daha dikkatli baktığımızda hayatımda ilk defa gördüğüm olağanüstü bir doğa olayına bir mucizeye şahit olduğumu anladım. Kovanın içinden oluk oluk arı dökülüyordu dakikalarca sürdü etrafta kum fırtınası gibi arılar uçuşmaya başladı, bu arada ben bir taraftan olayı filme almaya çalışıyor diğer taraftan şaşkınlık ve sevincimin en yüksek noktasını yaşıyordum. Bir oğul çıkışına canlı şahit oluyordum. Bu muhteşem bir doğa olayıydı . Allah'ın kullarına sunduğu harikulade bir nimetti. Yavaş yavaş kovandan arı çıkışı azalmaya başladı. Başımı kaldırıp etrafa baktığımda yaklaşık 30-35 m ileride bir ağacın üzerinde çok miktarda uçuşan arıyı farkettim, koşarak oraya gittiğimde zeytin dalına yeni sarmaya başlamıştı ve bir yumruk büyüklüğünde idi birkaç dakika içerisinde iki futbol topu büyüklüğüne ulaşmasını izledim. Görülmeye değer muhteşem bir olaydı. Gün çok bereketli başlamıştı bu üçüncü oğuldu, hızlı bir şekilde arılığa geri dönüyorken ağaçların arasından bir insan boyu yükseklikte bir siyahlık farkettim. Bir dördüncü oğulda orada sakinlemiş bir şekilde salkım yapmış duruyordu. Onun nezaman çıktığını bilemiyorum , ama heyecan ve sevinçle karışık duygular yaşıyordum. Bu telaşların içinde bütün bu olayları görüntülemeye çalıştım. Çıkan oğulları birer birer arılığa getirdik. Koca usta Mümün bunun devamı vardır diyerek hızını alamadı ve göl boyuna doğru keşfe çıktı. Arılıktaki diğer işlerimizi ve oğullarımızı yerli yerine koyduktan sonra dönüş yolunda koca usta Mümün'le günün kritiğini ve değerlendirmesini yaparken içtiğimiz çayın tadı bambaşkaydı....



































video


video

video

Bursa Veledrom'da piknik




















19 Mayıs gösterileri






Prenses Didem..




Burak paşanın 19 Mayıs gösterilerinden..

Mudanya'da gün batımı















Arılardan sonra mudanya'da balık tutma klasiği..

Burak paşanın kapalı çarşı çıkarması












Burak paşanın kapalı çarşı çıkarması..





Bursa oto show









Bursa Oto Show Otomobil Klasikleri


12 Mayıs 2008

Pazar kontrolleri

Yoldaki çoban bize yol veriyor.









Kolonilerin oğul vermesi engellendi. Mevcut ana arı memeleri alındı, tabi içindekiler ziyan edilmedi. İlk ürün olarak afiyetle yendi. Burak paşa pek tadını sevmedi ama balla karıştırarak oda yedi.



Ana arı ve günlük taze yumurta kontrolleri yapıldı. Her şey yolunda görünüyor. Asker kalabalık ama henüz karaçalı açmadığı için nektar akışı çok hızlı değil 1 hafta içinde açar diye tahmin ediyorum.



Arıların yanındaki gelincik tarlası.







Değişik açılardan arıların genel görünümü.



Günün önemini açıklayan en anlamlı fotoğraflar ANNE'ler günü ( Arılığın yanından bir demet kır çiçeği )

21 Nisan 2008

pazar kontrolleri

su içen arılar
Ana Arımız teftişte




Arılığa biri üçyüz diğeri dörtyüz metre mesafede yaklaşık beşer ve onar dönümlük iki tane yabani hardal tarlası var. Yalçın hacamın kanola tarlasının yerini tutarmı bilemiyorum ama oradan hep taşıyor bizim arılar. Hatta bana fazla taşıyorlar gibi bile geliyor. Yalçın hacamı tebrik ediyorum , çok güzel imrenilecek bir arılık oluşturmuş işaallah emeğinim karşılığını alacak diye düşünüyorum.



Cep telefonuyla net çekmeye çalıştım ama anca bukadar oldu.

























Başka bir kovandaki yavruların kontrolü yapılıyor.


















Bir iki gün daha geç gitsem bu dalağı kaç katına çıkarırlardı Allah bilir? Tam olmasada zamanında müdahele ettim diye düşünüyorum.











25 Mart 2008

yeni çiftlik


Kolonilerin kontrolleri devam ediyor bizimkiler yeni yerlerine alışmışlar hende süper çalışıyorlar.. Eee su yakın çiçek bol manzara güzel daha ne olsun......

Çok yoruldum çapaya yaslanarak olsada biraz dinleneyim bari..


Yavaş yavaş ortama uyum sağlıyor arılardan korkmamayı öğreniyor..




Önce oyun geliyor tabiki iki tane salyongoz bulmuş bana gösteriyor ..




Ertesi hafta Burak Paşa yeni çiftliği keşfe çıktı..




Ordular ilk hedefiniz akdeniz..







......ve çiftliğe son şeklini verdik koca usta az çalıştı ama öz çalıştı . Eeee usta olmak herkesin harcı değil Hasan bu işe biraz bozuldu ama yapacak bir şeyi yok . Ben hep merak ettim bizim F16 lar nezaman sorti yapacak diye ? nihayet beklenen angeldi hasan fatih ve metin bizi gülmekten kırdılar , ilk defa arı taşıyorlar..







Davetsiz misafir bizdik aslında..







Alt yapı çalışmaları hızla devam ediyor acele ediyoruz çünkü bizim kızlar kovanların içinde iyice sıkıldılar.Aslına bakarsanız onları daha fazla kızdırmak istemiyoruz ne yapacakları belli olmaz..










Gideceğimiz yere geldik Mümin ( koca usta) kolonileri indirmeye başladı bile..









24 Mart 2008

Elveda Rumeli

Yeni yerleri ufukta göründü
Yolculuk keyifli ve eğlenceli geçti

Kare ası; Hasan Yeni, Mümin Hümmetoğlu, Rıza Rehber, Metin Rehber


sol başta Fatih Durgut nakliyecimiz ve kara asın devamı














Mümin kalanları topluyor yeni gideceğimiz yerde herşey lazım olabilir







Hasan Yeni işi bitirmiş gibi görünüyor










İlk başladığım 2006 yılında tecrübeli bir arıcıyla beraberdim sonraki sezon buraya gelerek kendi başıma devam ettim. Burası bana yakındı (13 km ) ama mayıs ortasında kuruyor . İki defada kovanlara ve malzeme sandığına zarar verdiler. Sandığın kilidini kıramayınca keser yada baltayla parçalamışlar içindeki malzemelerden işlerine yarayanlarını almışlar yaramayanları etrafa saçmışlar. Arıcının malzemeleri belli körük , maske, spatula , çerçeve, çekiç, çivi, testere, körük yakmak için (kuru) gazete kağıdı vb.


zayiat



Ballarıda vardı ama niye öldüklerini anlayamadım.Bir yerde hata yapmış olmalıyım diğerleriyle aynı bakımı aynı kışlatmayı uyguladım. Gerçekten örtü tahtasını kaldırınca böyle bir manzarayla karşılaşınca insan üzülüyor. Sebebini sorguluyorum henüz bulamadım.

kekin sonunu yiyorlar

Bahara çıkmalarını görmek güzel keklerinin kalan son kısımlarınıda yiyorlar daha önce bende tadına bakmıştım.

08 Şubat 2008

balın yapısı

Sağlıklı yaşamanın sırrı bu şişede saklı , böyle bir formülü böyle bir karışımı kim hangi laboratuvarda oluşturabilirki..bize yaşama heyecanı veren mühendislik harikası mucizevi küçük kanatlılar..

06 Şubat 2008



Maskenin fermuarını çekmemiştim oradan bombaladılar.

20 Ocak 2008

Rüyada Arı


Rüyada arı tutmak, arzuların gerçekleşmesiyle tabir olunur. Arı görmek, çok çalışmaya ve bol kazanç elde etmeye yorumlanır. Arı sorması, zarara uğramanın işaretidir. Rüyada arı kovanı görmek zevceye delâlet eder. Kovanın arıları kadının nesli, bal ise malıdır. Bazen da arı kovanı kaleye, eve, saraya delalet eder. Arılar da içindeki insanlar ve mallar ile tabir olunur. Yine arı kovanı görmek, üzüntü ve kederden halâs olmağa, ibâdet ve takate, hak emrinde sebata delâlet eder. Güner KAYRAL tarafından gönderildi

08 Ocak 2008



Burak paşanın bal sağım sevinci..

sonradan bulunan gömü

Acemilik bu olsa gerek eylül ayında balları sağdık boş petekleri arılar temizlesin diye tekrar kovanlara verdim balları kavanozladım . Sağım işini apartmanın çatı katında yapmıştım. Yine boş çerçeveleri ve bazı malzemeleri büyük poşetlerin içinde apartman boşluğunda uygun bir yere koydum. Buraya kadar herşey normal gibi görünüyor. Filim bundan sonra başlıyor , apartman boşluğunda tek tük arılar görülmeye başladı derken ertesi gün sayı arttı. Poşetleri buradan alıp başka yere götüreyim dedim bal bulaşığı olan malzemelere dışarıdan arılar geliyor diye düşündüm. Poşetin birtanesi kütük gibi elime geldi birde baktımki üç petek unutulmuş öylece duruyor. İşin enteresan yanı bizim merdiven boşlığundaki bir avuç koloni bu peteklerde tek tük olan yavruların günü gelipde çıkmasından kaynaklanmış. Kendi kendime acemi Rıza dedim ve güldüm. Tabiki bu petekleri bir tepsiye alıp gelip geçtikçe hem güldüm hemde yedim. Çok üzüldüğüm konu bizim bir avuç koloni cam çerçevesinin köşesini yuva bellemişler camları açtığım halde biryere gitmediler ve malesef...

29 Aralık 2007

Bal zamanına devam


2007 bal sağımı


Bal zamanı

video



Yaz sonu harmanı

Bal zamanı2

video

18 Aralık 2007



Ali Türk'ün youtube'da bir çok videosu bulunmakta Kullanıcı adı: alicik1964'tür Eline objektifine sağlık

19 Kasım 2007

Türkiye Ballı Bitkiler Flora Haritası

http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=flora/hvelioglu.htm&curdir=\flora&fl=flora.asp

T.C TARIM VE KÖY İŞLERİ BAKANLIĞI RESMİ WEB SİTESİNDEN ALINTIDIR.

24 Ekim 2007



F-1 Hatıraları

F-1 Hatıraları

06 Eylül 2007


DOSTLUĞUN VE DAYANIŞMANIN EN GÜZEL ÖRNEĞİ (Ali TÜRK)


( Uyanık arıcı )

( Uyanık arıcı )

27 Ağustos 2007



Yirmi bin türden oluşan geniş bir familyaya sahip olan arılar, hayvanlar dünyasındaki en çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahip, sosyal hayatları ile diğer pek çok canlıdan ayrılan, aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.

Bu kitabın konusu olan balarıları ise diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisi, bir kraliçe, birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.

Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır. Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer dişiler erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar.

Erkekler ise, dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.

Arı kovanındaki hayatın her aşamasında bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar. Diğer arıların yavrulara gösterdikleri özen ve sergiledikleri özverili davranışlar detaylı olarak incelendiğinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır

07 Temmuz 2007



(H.Bilen)ANA ARI



(H.Bilen)ANA ARI YUVASI



(H.Bilen) POLEN TOPLAYAN ARI



(H.Bilen) İLK UÇUŞLAR



(H.Bilen) POLEN



(H.Bilen) POLEN 1




(H.Bilen) POLEN İŞÇİSİ



(H.Bilen) POLEN YÜKLÜ F-16



(H.Bilen) PROPOLİS



(H.Bilen) TAZE ARI SÜTÜ

03 Temmuz 2007

Karpuz dediğin böyle yenir.

Arılar için özel otobüs



Star Gazetesi 03.07.2007 Sayfa 17

03 Haziran 2007

En güçlü ilaç beyin gücü

Prof. Dr. Nurselen Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteği ise yüzde 80 etkilidir” dedi.

Ege Üniversitesi (EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, düzenlenen “Başarıda Beynin Gizli Kodları ve Süper Yaşam Potansiyeli” konulu toplantıda, her canlının yaşama belirli bir enerji kredisiyle başladığını ve yaşam boyu bu krediden harcama yaptığını belirtti.

Bu enerjinin, yaşam biçimine göre erken ya da geç bittiğini, bunun sonucunda da yaşamın sona erdiğini ifade eden Toygar, buna göre sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrının bu enerjiyi akıllıca harcamaktan geçtiğini söyledi.

Yaşam enerjisi ile bunu kontrol eden beyin gücü açısından beslenmenin ve hayata bakışın büyük önem taşıdığına işaret eden Toygar, şöyle konuştu:
“Şeker, karbonhidrat ve stres, bu kredinin hızlı harcanmasına neden olur. Yağ ve yoğun şekerler beynin çalışmasını yavaşlatır, hareket güçlülüğü oluşturur. Oysa baklagiller, taze sebzeler ve pirinçten zengin diyetle antioksidan özelliği olan meyveler beynin soluma aktivitesini arttırır. Çikolata seratonin salgılatır. Seratonin kişiye mutluluk verir.

Stres, beynin en büyük düşmanıdır. Stres beyinden vitamin ve mineral kaybına neden olur. Pozitif dengeyi bozar. Öfke ve kızgınlık kişinin sağlığını ve mutluluğunu ve gençliğini ateşe atmasıdır. Sakinlik prim yapar, sabır olmazı oldurur. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul etmezsek, hasta ve mutsuz oluruz.

Amaç ve hedefleri olmayan insanlar, beyinlerini ve kendilerini bitmeye mahkum etmişlerdir.”

YAŞAMA İSTEĞİ, HER DERDE DEVA

Beyin gücü ve ona bağlı yaşama isteğinin, sağlığın korunmasında olduğu gibi karşılaşılan sağlık sorunlarının aşılmasında da en büyük etken olduğunu belirten Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteğiyse yüzde 80 etkilidir. İnsanın beyninden salgılanan iyileştirici hormonlar, trilyondan bile daha değerlidir. Üstelik böyle bir ilaç henüz keşfedilmemiştir.

Mutluluğu ve mutsuzluğu beyin yaratır. Sağlıklı ve hasta olmak kişinin kendisine bağlıdır” diye konuştu.

Sağlıklı ve güçlü bir beyin için tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Toygar, televizyon karşısında zaman geçirmek yerine, zihinsel aktivitelere zaman ayırmanın ve bol bol gülmenin beyne iyi geleceğini söyledi.

25.05.2007 10:28:00

26 Mayıs 2007

Belgesel


Teşekkürler Bartınlı arıcı kardeş.

04 Mayıs 2007

geçmişten bir enstantane


Geçen seneki bal hasadından bir enstantane çok keyifli güzel ve gurur verici,merakla ve heyecanla bekliyor busene böyle günleri '' küçük arıcı'' .

kovana üstten bakış



O tarihte daha sekiz çerçeve idiler.

yeni görünüm



Çiftlikte hummalı faaliyet(üreme) devam ediyor.

21 Nisan 2007

Arıları "cep" mi öldürüyor

ABD’li uzmanlara göre, bal arılarının gizemli şekilde kaybolmalarının sebebi, cep telefonu ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon...
16.04.2007

ABD, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İspanya, Portekiz, Hırvanistan, İsviçre, Kanada ve Avustralya gibi onlarca ülkede bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Arıların gizemli ölümüyle ilgili şimdiye kadar küresel ısınma, tarım ilaçları ve salgın hastalık nedenleri ortaya atılmıştı. Ancak yapılan ilk araştırmalar arı ölümlerinin ardından cep telefonlarının olabileceğini gösterdi. ABD Tarım Bakanlığı’nın girişimiyle kapsamlı bir inceleme yapan Arizona Landau Üniversitesi’nin araştırması İngiliz The Independent gazetesinde yayınlandı. Uzmanlar, “Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon arıların navigasyon (yön bulma) yeteneklerini tamamen çökertiyor” açıklamasını yaptı. Dr. George Carlo araştırmanın detayları şöyle anlattı: “Arıların koloni çökmesi sendromu (CDC) yüzünden öldüğünü biliyoruz. Arıların yön bulma yetenekleri aniden kayboluyor. Kovandaki arıların çoğu dönemeyince kolonileri dağılıyor. Yaşamak için kovanlarına ihtiyaç duyan binlerce arı tamamen farklı noktalara doğru tek başlarına uçuyor. Ve böylece kısa sürede ölüyorlar. Arıların teknoloji kullanımının üst seviyelerde olduğu gelişmiş ülkelerde yüksek oranda ölmesi, cep telefonu ihtimalini güçlendiriyor.”

Arılar neden önemli?Çiçek ve bitki türlerinin polenleri arıların ayaklarına yapışır. Arılar farklı bitkilere konarak bu polenlerin taşınmasını sağlar. Polenizasyon adı verilen bu yolla bitkiler döllenerek çoğalır. Arılar 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlar. Sadece bir kovandaki arılar 1 gün içinde 400 kilometrekarelik bir alanı dolaşarak 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlar. Bu işlem gerçekleşmezse yavaş yavaş yenebilen bitkiler ve meyveleri ortadan kalkar. Daha sonra da bitkiyle beslenen hayvanlar ve ardından da insanlar ölür. Kaynak: Wurzburg Üniversitesi

Kaynak : 16 nisan 2007 VATAN gazetesi


09 Nisan 2007

Arılar sıcaktan ölüyorsa durum çok kritik



Tüm dünyada bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Alarma geçen uzmanlar nedeni çözmeye çalışıyor. İhtimallerden biri küresel ısınma..

ABD, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İspanya, Portekiz, Hırvanistan, Kanada ve Avustralya gibi dünyanın farklı uçlarında onlarca ülkede bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. İlkbahar mevsiminin başlamasıyla birlikte birkaç hafta içinde birçok bölgede arı nüfusu yarı yarıya düştü. Besin zinciri ve ekolojik denge konusunda hayati bir öneme sahip olan arıların, bilimadamlarını ve hükümetleri alarm durumuna geçirdi. ABD Kongresi arıların kaybolmasının nedenlerini araştırmak için komisyon kurdu. Pensilvanya Üniversitesi’nden Dr. Max Watkins, arıların aniden ölmesini 3 farklı nedeni olabileceğini açıklayarak şu uyarıyı yaptı: “Arılarda ’Koloni Çöküşü Sendromu’görülüyor. Koloni dağılınca bal arıları , kovanlarını terk ediyor ve sonunda da ölüyor. Buna tarım ilaçları, çevre kirliliği ve arıların biyolojik dengesini bozan küresel ısınma yol açıyor olabilir. Eğer bir tarım ilacıysa önlem alabiliriz. Çevre kirliliğine de birkaç yıl içinde müdahale edebiliriz. Fakat küresel ısınma yüzünden ölüyorlarsa yapabileceğimiz hiçbir şey yok!”
Arı olmazsa bitkiler ölür
Einstein “Arılar yeryüzünden kaybolursa insanın 4 yıl ömrü kalır” demişti. Wurzburg Üniversitesi’nin arı uzmanı Prof.Tautz, Einstein haklı olduğunu ifade edip “Arılar taşıdıkları polenlerle 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlar. Bir kovandaki arılar 1 günde 400 kilometrelik bir alanı dolaşarak 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlar. İşte bu sona erdiğinde yenebilen bitkiler ve meyveleri ortadan kalkar. Bitkiyle beslenen hayvanlar ve daha sonra da insanlar ölür” dedi.
VATAN gazetesi / 07/04/2007

24 Mart 2007

Arı ürünleri toplu halde

konyatarım.com
Kovan'dan süzülen Sağlık Doğanın en çalışkan hayvanı arı, şifa dağıtıyor... Arılar iğnelerinden, ürettikleri bala, taşıdıkları polene kadar şifa dağıtıyorlar. Amerika'da bir kilo arı zehiri yüksek fiyatlara alıcı bulurken, dünyanın en çalışkan arılarına Bolu'da rastlanıyor. Kıtalararası vızıldayan bu sevimli canlıların mizaçları, ürettikleri bal çeşitleri ve arıcılık konusu hayli ilgi çekiyor. Hangi besin maddesi bir asır boyu bozulmayıp atılmayı gerektirmeden kalabilir dersiniz? Su ve herhangi bir kokuya maruz kalmadığı, serin yerde muhafaza edildiği sürece bal, en dayanıklı besin kaynağımız. Üstelik, akıllara durgunluk verecek kadar da sağlıklı bir besin. Bir insanın yılda beş kilo normal bal tüketmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, araştırmalarını daha ileriye götürerek, balın, hücre yenilemesine yüzde 80 katkısı olduğunu kanıtlamışlar. En çalışkan ve hızlı arılar Bolu'da... Bugün en iyi arıcılık, Rusya'nın Kafkas arılarıyla yapılıyor. Yine bir araştırma sonucu, dünyadaki en sert mizaçlı, hızlı ve çalışkan arıların Bolu'da bulunduğu saptanmış. Bolu arıları kendi türlerine nazaran 5 mm daha büyük oluyorlarmış. Siyah renkten, ani hareketlerden, korna sesinden ve teneke gürültüsünden hiç haz etmeyen arıların hızını yavaşlatmanın elbette yolu var. Arıcılar, bal toplama işlemi sırasında, rahat hareket etmek için, içinde tezek, mısır koçanı ve köre (çürümüş ağaç kabuğu) bulunan körüklerle püskürtme yapıyorlar. Başlıca bal çeşitleri Salgı balı ya da çam balı Bu balın oluşması iki aşamada gerçekleşiyor: Basra denilen böcek, çam ağacını deldikten sonra, arı, gövdeden çıkan bu salgıyı, bal haline getiriyor. Halk arasında çam balı olarak bildiğimiz bu çeşit, diğerlerine nazaran pek makbul değil. Çünkü kristallenme özelliği yok. Besin değerinden ziyade, tadı için tercih ediliyor. Çiçek balı Arının ay çiçeğinden tutun da diğer bütün çiçeklerin özünü kullanarak ürettiği çiçek balı, bilindiği gibi çok değerli ve besleyici. Aslında kokusu yok. Eğer arı akasya, kestane ya da ıhlamuru tercih ettiyse balı yerken bu bitkilerin kokusunu yoğun olarak hissedersiniz. Pamuk balı Pamuk bitkisi çiçeklerine üşüşen arıların ürettiği bal çeşididir. Lezzetiyle ün yapmıştır. Püren balı Gürece ormanlarının bulunduğu Balıkesir-Çanakkale yolunda, bitki örtüsünün maki olması, bu balı oluşmasında önemli rol oynar. Arının bu bitkilerden topladığı öz, bala vişne suyu tadını verir. Püren balı, Avrupa besin sektöründe önemli bir yer tutar. Narenciye balı Akdeniz bölgesinde en çok tutulan bal çeşididir. En büyük pazarı Adana'dır. Portakal, limon ve mandalina kokusu içerir. Kekik balı Bal çeşitlerinin arasında en kaliteli olanıdır. Saf kekik otundan öz toplayan arıların ürettiği şeffaf, kekik kokulu, buruk tatlı bir baldır. Biraz ağır olmasına karşın, karaciğer başta olmak üzere, mide, astım ve egzama hastalıklarına iyi geldiği söylenir. Üretimi için kovanlar, Karadeniz ve Afyon'un yüksek bölgelerinde yetişen kekik otları arasına bırakılır. İğnesi hayat kurtarıyor Arıların marifetleri bir kez daha takdir edilmeye değer gerçekten. Faydaları yalnızca ürettikleri balla sınırlı değil üstelik. Canımızı yakan iğneleri bazı durumlarda yararlı olabiliyor, hatta hayat kurtarıyor. Örneğin, arı iğnesinde bulunan zehirin romatizma ağrılarına iyi geldiği söyleniyor. Ancak Penisilin'e alerjisi olanların arı sokmasının ardından ölümle burun buruna geldiği gerçeğini de belirtmekte yarar var. Arı zehirinin bir çok hastalığın tedavisinde kullanıldığı Amerika, arıları tıpta da kullanmaya başlamış. Polen ve arı sütünün faydaları Polenlerin yararlarına ne demeli? Çiçeklerin ortasında bulunan erkek üreme hücreleri olan polenler, arının bacaklarına yapışık halde bulunuyor. Ancak mikroskop altında görülebilen bu çiçek tozu, B grubu vitaminlerinin yanı sıra, kalsiyum, fosfor ve bazı mineralleri de içeriyor. Ama polenden daha etkileyici ve besleyici bir madde var: Arı sütü. Şeker hastalığına iyi geldiği cinsel gücü arttırdığı söylenen bu madde aslında kraliçe arının yiyeceği. Kovanlardan tatsız ve krem gibi bir madde halinde çıkarılan arı sütünün metalle temas etmemesi, normal balın içine karıştırılmaması gerekiyor. Arı sütünün kişi başına yılda iki gram tüketilmesi gerektiğini de hatırlatalım. sihirlitur.com/haber/bal/index

22 Mart 2007

Çanakkale Geçilmez 18 Mart 1915

Çanakkaledeki kutlamalar muhteşemdi çok coşkulu ve Türkiyenin heryerinden çok kalabalık ziyaretçi vardı bu seneki kutlamalarda.Otobüslerle yurdun her köşesinden gelen insanlar iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık oluşturuyorlardı.Stadyumdaki gösteriler,askeri geçit törenleri,mehter takımı,gazilerin duruşu,uçakların nefes kesen gösterileri ve çanakkale boğazına çelikten birer inci gibi dizilmiş fırkateynler devletin tavanından tabanına bütün halk tüm dünyaya tek bir mesaj veriyordu "Çanakkale Geçilmez".




Tören Başlangıcı





Mehteran Geçişi

Seyit Onbaşı

Gaziler ve Atatürk




F-5 Uçak Gösterileri

Nusret mayın gemisi Çimenlik Kalesinin yanında karşıda Gelibolu yarımadası ve Şehitlikler...

Burak paşa ve törenler


Burak Paşa, Gaziler ve pilav saati.


(Minibüsün arkasında Çanakkale arı yetiştiricileri birliğinin dünya bankası desteği ile kurduğu paketleme tesisi bulunmaktadır, tesisin adı Arıburnu, o kargaşada fotoğrafını çekemedim.)











Çanakkale merkez liman karşısında meşhur top, hedef Gelibolu yarımadası Anzak koyu








Burak Paşa ve Truva atı ( ama o küçük bir arıcı )









Küçük arıcı ve arkadaşı Spiderman sohbete dalmışlar.






Açık hava temiz gıda, çam kokusu haydi arılarımıza dönelim.

12 Mart 2007

Arı ve İnsan


HAFTANIN KONUĞU
ARI VE İNSAN
Tanrının yarattığı binlerce canlı arasında,insanların en çok merak ve ilgisini çekenlerden biri ve belki de en çok ve yaygın olanı Bal Arıları’dır.
Arılar,bize sadece çok tatlı ve şifalı olan bal,arı sütü,polen ve arı zehri gibi değerli ürünler verdikleri için değil; yaşayışları ve davranışları ile de ilgimizi ,sevgimizi toplamışlardır.Çalışkanlığın ve düzenin örneği oldukları için mühendisler,arıyı sembol olarak almışlardır.
Arılar,bizler için örnek olabilecek bir aile ve toplum hayatı yaşarlar.Aralarındaki beraberlik ve sıkı iş bölümü ile yuvalarına, yurtlarına barınaklarına bağlanmışlardır.Toplu yaşamlarındaki ahenk,kurdukları düzenli örgüt,birbirlerine faydalı olma gayreti ve bu uğurda gösterdikleri fedakarlıklar ailenin ve yuvanın en büyük özelliğidir.
Arı kolonilerinin bu yaşam savaşındaki başarılarının sırrı; daima ciddi,planlı,düzenli çalışmalarıdır.Bilhassa iş mevsimlerinde kovanda görülen sürekli çalışmalar,uğraşıp didinmeler,bir teşvik ve rekabet duygusundan ziyade,fazilet ve fedakarlıkların yani hiçbir karşılık beklemeden birbirlerine faydalı olma gayretinin örneği ve sarsılmaz bir azmin ifadesidir.Onlarda tembellik,gevşeklik,ihmal ve bu günün işini yarına bırakma diye bir tutum yada davranış yoktur.
Bu durumlarıyla arılar insanlığa çok daha uzun zaman ahlak,karakter,düzen ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek,ilgi ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek, ilgi ve azmimizi daima kuvvetlendirecek ve arttıracaktır.Arıcılığın insanı doğaya,açık havaya çekmesi,yaklaştırması onda bir hobi yaratması suretiyle,kötü yol ve ihtiyatlardan arındırması , çevresindeki saygınlığını arttırması,görüş ufkunu genişletmesi kadar insana; tabiat meçhullerini araştırmanın zevkini ve arıları örnek alarak çok düzenli çalışma ve toplumuna faydalı olma gayretinin en güzel örneği vermesi de insan yaşam ve sağlığı için az kazanç değildir.
Çok defa toplum ve ailede geçimsizliklerin,cinnet ve cinayetlerin;el darlığı,dimağ yorgunluğu ve sinir bozukluklarından ileri geldiği görülmektedir.Arıların bal özü ve arka bacaklarındaki sepetçiklerde renkgarek çiçek tozlarını seyretmek,tatlı ahenk vızıltılarını dinlemek gömeç ballarını derlemek ve gelir sağlanması sinirleri yatıştırır.Sağlık ve saadeti artırır. En kısa zamanda aile bütçesine ek ve destek gelir sağlar.
Güzel yurdumuzun her köşesi arıcılığa elverişlidir.Memleketimizin bağrından fışkıran çiçeklerde her sene tonlarca bal heder olup gitmektedir.Arıcılığı yaymak,geliştirmek suretiyle bu çiçeklerdeki bal özünü,arı ürünlerine dönüştürdüğümüzde hem memleketimiz döviz kazanacak , hemde dengeli ve daha iyi beslenme sonucu halk sağlığı ve iş gücünün artmasına olanak hazırlanacaktır.
Arıcılık dar ve mahdut gelirli vatandaşların geçimini kolaylaştıracak ,memur,emekli,çiftçi,esnaf ve bilhassa öğretmen ve imamların boş vakitlerini kıymetlendirecek,tatillerini hoş geçirecek ,faydalı zevkli bir meşgaledir.Arıcılık az masraf ister.Bahçenizin yarım metrekarelik bir köşesi,kümesinizin üzeri,balkon,pencere önü,çatı üzeri birkaç arı kovanı yerleştirmeye kafi gelebilir.Çok munis olan kovanlara çomak sokmadıkça insanları hiç rahatsız etmeyen arılarla,bahçeli evlerde ve yazlıklarda arıcılık yapılabilir.Hayatınız boyunca,sabah kahvaltınızda – yavrularınızın da pek sevdiği- hilesiz,katkısız,gerçek güvenilir,saf bal bulundurabilmeniz için; bir iki kovan arınız olması yeterlidir.Dilerseniz arı sayısını arttırarak gelirinize katkı sağlayabilirsiniz.Arıcılık günümüz hükümetlerinin büyük sorunlarından biri olan “İşsizlikle Mücadele” programlarında uygulamaya konulacak “Beceri kazandırma kursları” ile orta direğe ek gelir sağlamada çok önemli yeri olan bir üretim dalıdır.
Güner KAYRAL (hayvanpazarlama.com)

10 Mart 2007

Arıların yeni yeri


Bizim arkadaşlar sıralanmışlar güneşin açmasını ve sıcakları bekliyorlar ve bence sabırsızlıkla çalışmak için hazırlanıyorlar, bulundukları bölgeyi tanımaya çalışıyorlar. Çiftlik kurmuşlar sanki birlik ve beraberlik ruhu ile çalışacaklar belli,ama aralarında yarışta var . Baksanıza biri hizadan çıkmış ben daha çok bal yapmalıyım diyor. Orman yüz metre mesafede her taraf rengarenk çiçekler açmış yaşadık diyorlar. Hadi bakalım kolay gelsin rastgele...

Arıların yeni yeri


Yeni yerlerine taşınacakları günü sabırsızlıkla bekliyorlardı nihayet hazırlıklar tamamlandı ve artık beklemelerine gerek kalmadı.Önce çalı ve çırpılar dikenler temizlendi.

21 Şubat 2007

petek kontrolü


Petekleri böyle kontrol etmeyi eminim hepimiz özledik, Ne dersiniz...İnsana heyecan veriyor.Ama çok az kaldı biraz daha sabır..

16 Şubat 2007

Ayıların marifeti



Uludağ eteklerinde bir savaş alanı çok üzücü bir olay, bir arıcı arkadaşımın başına geldi. 70 kovan resimlerdede görüldüğü gibi ayılar marifeti ile darmadağın edildi. Üzülmemek elde değil ama geriye yapacak fazla bir şey kalmadı. Bazı kovanları ormanın derinliklerine doğru taşımışlar. Ne arılar ne kovanlar hepsi darmadağın ve hepsi resimlerde görüldüğü gibi, 70 kovanın kırıklarından parçaları birleştirerek 5 tane oluşturabildi arkadaşım.Ve tabiki çok üzülsede kaldığı yerden yola devam...















10 Şubat 2007

Erken baharın bereketi


Harika bir cuma şubatın dokuzu hava 16 derece güneş pırıl pırıl Uludağın eteklerinde.. Kovana gelenlerin hepsi uçuş tahtasına yüklerinden dolayı zor konuyorlar. Bu mevsimde nereden buluyorlar bukadar poleni ve nektarı hayret!, ama onların işi bu. Belliki yavrularını besliyorlar. Bir hafta daha böyle giderse kovana sığmayacaklar. Bende onları yeni yerlerine taşımayı düşünüyordum ama bence biraz daha beklemeliyim..

08 Şubat 2007

Taşımalı arıcılık


TAŞIMALI ARICILIK VE SLOVENYA ÖRNEĞİ
Yazar Murat Çakır
Pazar, 29 Ekim 2006


Murat Çakır ın bu araştırmasını çok etik gibi görünmesede aynen aldım. Atılım yaratabilecek bu tekniğin ( yakın çevremde bunu gördüm ) daha çok kitlelere ulaşması açısından bir arı sevdalısı,araştırmacısı ve bilgi paylaşımcısı olarak bunu olumlu karşılayacağını düşünüyor ve çok teşekkür ediyorum.

Arıcılıkla ilgili bilgi birikimi her ülkenin kültürüne göre değişiyor. Modern arıcılık yöntemleri bütün dünyada aynı imiş gibi gözükse de, tarihsel olarak arıcılık kültürü olan ülkelerde kendine özgü yöntemler gelişiyor.
Türkiye modern arıcılık tarihi çok eski dönemlere dayanmadığı ve kuşaktan kuşağa bilgi birikimlerinin aktarılacağı ortamlar da oluşmadığı için malesef Türk Arıcılığı yerinde sayıyor ve sürekli kısır tartışmalara kurban oluyor.
Arıcılığa merak salan herkes, temelleri sağlam atılmamış bir ortamda, yeni baştan bazı şeyleri araştırmak, öğrenmek kendine göre bir yol çizmek zorunda kalıyor.










Arıcılık deyince aklımıza hiç gelmeyen ülkelerden birisi de Slovenya. Arıcılık kültürü çok eski tarihlere dayanan ve ülke çapında yerel arıcılık müzelerine sahip olan Slovenya; kapalı arılıkları ve bundan yola çıkarak geliştirdikleri taşımalı arıcılık sistemi ile çok ilginç bir örnek.
Araziye yayılmadan dar ve kapalı bir alanda yapılan arıcılık, bazı problemlere yol açsa da, başka ülkelerdeki arıcıların yaşadığı birçok problemi de çözüyor.
Örneğin, yukarıdaki arı evi resminde arıcının oturduğu bölüm, aslında arı evinin kapağı görevini görüyor. Gerekli zamanlarda bu kapak kapatılarak arılığın güvenliği ya da arıların dış etkilere karşı korunması sağlanmış oluyor.










Bilindiği gibi arının nektar kaynaklarına uçuş mesafesi 3 km civarında. Fakat bu 3 km'lik uçuş mesafesinden sonra getirebileceği nektar yok denecek kadar az. Çünkü arı topladığı nektarın büyük kısmını uçuş enerjisi olarak kullanmak zorunda kalıyor.
Arının verimli nektar taşıyabileceği alan 1.5 km. En verimli alan ise 500 metre. Hem arının tüketimi azaldığı, hem de günlük sefer sayısı arttığı için, nektar kaynağına olan uzaklık azaldıkça arının kovana taşıyabildiği ürün o kadar artıyor.
Dünyada bir çok ülkede bu yüzden profesyonel arıcılar arılarını sürekli olarak nektar kaynağına yakın yerlere taşımayı tercih ediyor.
Bizim ülkemizde de uygulandığı gibi bir çok ülkede kovanlar taşıma araçları ile nektara yakın yerlere götürülerek araziye diziliyor.
Fakat Slovenyada olduğu gibi birçok Balkan Ülkesinde taşımacılık sistemi, kapalı arılık sistemine benzer yöntemle yapılıyor. Bu yönteme benzeyen uygulamalar, Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkelerde de yapılıyor.








Eski bir kamyon, otobüs ya da büyükçe bir römork bu tür arıcılık yapmak için ideal araçlar. Bu şekilde yapılan taşımalı arıcılıkta en büyük avantaj, kovanların araziye dizilip tekrar kamyona konulması külfetini ortadan kaldırması. Ayrıca sistem içinde arı malzemelerinin konulacağı, balların süzülebileceği ve arıcının konaklayabileceği ilaveler de yapılınca, arazide çadır kurma gibi ihtiyaçlar da ortadan kalkıyor.
Böylece arıcı sezon içinde istediği noktaya istediği kadar hızlı bir şekilde ulaşabiliyor.
Bir diğer avantajı ise, aracın park edebileceği kadar bir yerin arıcılık yapmak için yeterli olması.
Kamyona ve Römork resimlerine baktığınız zaman en üst tavanda görülen saçak kısmı, arı evinde de olduğu gibi hareketli bir parça. Güneşli havalarda gölgelik, yağmurlu havalarda şemsiye görevini gören bu parça, yine ihtiyaç duyulduğunda aşağıya doğru kapatılarak kapak görevi görüyor.
Sistemde kovanlar iki sıralı olarak diziliyor. Ortada arıcının çalışabileceği bir koridor bulunuyor.
Burada kullanılan kovanların özelliği langstroht kovanlar gibi üstten ellemeli değil, arkadan ellemeli olması.
Kovan arka tarafından dolap kapağı gibi açılıyor ve çekmece sistemine benzeyen çerçeveler geriye doğru çıkartılıyor.
Bu arada yağmacılık ve şaşırmayı engellemek için her kovanın ayrı renge boyandığını da hatırlatmaya gerek yok.









Ülkemizde bu sistem uygulanabilir mi uygulanamaz mı tartışmalarına gelince şu noktaları belirtmekte fayda görüyorum. Forumda temel itiraz noktaları pahalı olduğu, kovanların yönünün nasıl olacağı gibi konularda toplanıyordu.
Resimlerden de anlaşılabileceği gibi eski bir kamyon, eski bir römork hatta bir at arabası bu işlem için kullanılabiliyor. Yani 100 milyarlarla ifade edilebilecek bir yatırıma gerek yok.
İkinci itiraz noktası arıların bir bölümü güneye bakarken diğer bölümü kuzeye bakmak zorunda kalır, böyle olmaz konusu. Arıların kovan uçuş yönlerinin doğu ya da güney doğu yönüne bakması en ideal yöntem. Fakat başka yöne bakamaz diye de bir kayıt yok. Doğrudan rüzgara maruz kalmadığı sürece kovan girişi her yöne bakabilir.
Yabancı sitelerde özellikle yağmacılığı ve şaşırmayı önlemek için arazide kovan giriş yönlerinin farklı farklı olduğu dikkatinizi çekmiştir.
Benim bu sistemle ilgili Türkiye şartlarına uyumsuz olabileceği konusunda 2 şüphem var. Bu iki şüphe de arı ırkı ile ilgili.
Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi arıcı maske takmadan kapalı ortamda uçuşan arı olmadan rahatlıkla çalışabiliyor. Bizim arı ırklarımız genelde bu özellikte değil.
Bir de bu kadar sıkışık düzen kovanlar yanyana üstüste konulduğunda yine bizim arılarımız sanki yağmacılık olayına girişir gibi geliyor.
Ordu'da geçtiğimiz yıllarda yapılan dorseye monteli kovan sisteminde de en çok şikayet edilen konu, arıların kapalı ortamda uçtukları, yerlere düştükleri, arıcıların ayakları altında yüzlerce arının ezilerek telef olduğu yönündeydi.
Farklı bir sistem, dünya üzerinde binlerce arıcı bu şekilde arıcılık yapıyor, incelemekte ve imkan olursa bir deneme uygulaması yapmakta fayda var.

07 Şubat 2007

Oğul




Yeni çıkmış bir oğul elimizi çabuk tutmak lazım bellimi olur kaçabilir. Bu vızıltıları duymak için baharı iple çekiyorum.Tabi benimle birlikte diğer arıcı arkadaşlarımda. Biraraya geldiğimizde geçen sezon yaptıklarımızı bu sezonda yapacaklarımızı planlıyor ve konoşuyoruz.Ben yeni bir arılık kurdum kendime oraya gidip geliyor ve orayla uğraşıyorum. İnşaallah bir ay içinde tüm nakiller bitince sezonda açılacak ve arılar işbaşı yapacak. Hayal etmesi bile çok güzel..

Sağlık için bal


Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sistemi hastalıkları gibi 500’e yakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri olduğu belirtildi. — Dr. Mine Gültekin, “Bal son derece özel, besleyici ve sağlıklı bir gıda maddesi. Ancak, balın ilaç gibi hastalıklara hemen çare olmadığı da unutulmamalı. Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilir” dedi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim elemanı Dr. Mine Gültekin, Bursa’da devam eden “Türkiye 8. Gıda Kongresi”ne sunduğu bildiride, balın bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellik gösteren bir gıda olduğunu belirtti.Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer aldığını ifade eden Gültekin, “Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sistemi hastalıkları gibi 500’e yakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri saptanmıştır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” dedi.BALIN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİGültekin, birçok medeniyete ait yazıtlarda ve kutsal din kitaplarında kutsal veya şifalı bir gıda olduğu belirtilen balın bileşiminde, insan sağlığı için önemli bir çok besin maddesinin bulunduğunun bilimsel olarak da kanıtlandığına dikkati çekerek, bildirisinde şu görüşlere yer verdi: “Ülser ve diğer mide hastalıkları, kalp yetmezlikleri, çarpıntı, kemik hastalıkları, öksürük, alerji, bronşit, kansızlık, boğaz ağrısı, sinir hastalıklarının tedavisinde olumlu etkileri saptanan balın, kabızlığı giderdiği, vücuttaki kanı temizlediği, damarları genişlettiği ve kan dolaşımını kolaylaştırdığı, kalbi güçlendirdiği, yara ve yanıkları iyileştirdiği bilinmektedir.” Balın ayrıca, içerdiği maddelerle antimikrobiyal özelliği de bulunduğunu vurgulayan Gültekin, şunları kaydetti: “Bal son derece özel, besleyici ve sağlıklı bir gıda maddesidir. Ancak, balın ilaç gibi hastalıklara hemen çare olmadığı da unutulmamalıdır. Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Buna karşın, özellikle son aylarda medyada bala yapılan hileler konusunda haberler çıkmaktadır. Halkımız şifa diye bal yerine şekerli su tüketmektedir. Bu olumsuzlukların önüne geçmek üzere devletin gıda kontrol ve denetim hizmetlerini sıklaştırması zorunludur.”
A.A bursa

06 Şubat 2007




İdeal bir arıcılık işletmesi











28 Temmuz 2006

Karacabey boğazı ve ıhlamur kokusu
Karacabey boğazında büyükbabanın arıları...Şahane ıhlamur kokusu içersinde çalışan arılar .....Ve ben mecburen biraz giyindik çünkü kestanede var bölgede çok yakıyor sokunca !!!!!
posted by Halil Bilen 21:04 0 comments links to this post

HAMALLIĞA SON.



BİZİM KARAYOLLARINDA BİRAZ ZOR OLUR AMA .KAPA AĞIZLARINI YÜRÜ.FİATI 2.495 $ ACABA BİZDE KAÇA MAL EDİLİR?
posted by Halil Bilen
21:34 0 comments links to this post
20 Nisan 2006

Almanyada bir arıcı


ALMANYADA BİR ARICI VE MALZEME SATIŞ MAĞAZASI
Kovanlar içerisinde bulunan çıtalar arıcılık çalışmaları sırasında belki de arıcıların en fazla meşul olduğu ve üzerinde çalışma yaptığı bir kısmı oluşturur.İyi bir ağacın kurumuş olan kerestesinden elde edilmesi gerekir ki çarpılıp kovan içerisindeki hareketli kısım olan çerçeveler ile rahat çalışılsın.Yalçın Sezer

05 Şubat 2007





Bizim kurslarda biraz zor görülecek sahnelerden....


Bu kursların içeriği yeterli mi sorusuna ise vereceğim cevap kesinlikle hayır olacaktır. Çünkü kurslar görsel arıcılık malzemelerinden mahrum , sadece internette her yerde bulabileceğiniz bilgilerin yazıldığı ve klasik 1-2 fotoğraf ile desteklenmiş sunular ile 30 – 40 saatlik eğitim şeklinde verilmektedir.Halil Bilen

Savaş Hazırlığı






Arıların kovan bekçiliğini, sınır kapılarında giriş yapmaya çalışanlara uygulanan kontrollere benzetebiliriz. Bir ülkenin sınır güvenliği çok önemlidir. Bu nedenle alınan güvenlik önlemleri son derece fazladır. Aynı şekilde kovanlardaki güvenlik önlemleri de son derece sıkıdır. Gardiyan arılar kovana yabancı girişine hiçbir şekilde izin vermezler.

arı kovanında hayat

Yirmi bin türden oluşan geniş bir familyaya sahip olan arılar, hayvanlar dünyasındaki en çarpıc sahip, sosyal hayatları ile diğer ı mühendislik ve mimarlık bilgisinepek çok canlıdan ayrılan, aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.
Bu kitabın konusu olan balarıları ise diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisi, bir kraliçe, birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.
Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır. Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer dişiler erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar.
Erkekler ise, dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.
Arı kovanındaki hayatın her aşamasında bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar. Diğer arıların yavrulara gösterdikleri özen ve sergiledikleri özverili davranışlar detaylı olarak incelendiğinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır.

29 Ocak 2007

Arılar hakkında bir kaç küçük bilgi

  • - Bal arılarının, 450 gr bal üretebilmek için 2 milyon çiçeğe konmaları gerekiyor.
    - Bir kovan arı yarım kiloluk bal için 88 km kadar uçar.
    - Bir işçi arı hayatı boyunca 1/12 çay kaşığı bal yapabiliyor.
    - Bir bal arısı yaklaşık olarak saatte 24 km hızla uçabilir.
    - Bir arının dünyanın etrafında dolaşabilmesi için 2 yemek kaşığı bala ihtiyacı vardır.
    - Her bir bal peteğinin 6 yüzü vardır.
    - Bir bal arısının 4 kanatı vardır.
    - Bir bal arısı bir seferlik polen toplama gezisinde 50-100 çiçeği ziyaret eder.
    - Arılar birbirleriyle dans ederek iletişim kuruyorlar. Bir bal arası dans ederek diğer bir bal arısına nektarın ve polenin nerde olduğunu işaret ediyor. Dans yönü ve uzaklığı anlatmaya yardımcı oluyor.
    - Arının yarım kilo bal yapabilmesi için 3 milyon 750 bin defa çiçeğe konması gerekir.
    - 1 kilo bal yapabilmek için 40 bin adet arının 6 milyon adet çiçeği dolaşması gerekir.
    - Arılar mavi rengi ayırt edebilirken, kırmızı rengi, koyu gri ve siyah olarak algılarlar.
    - Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emiyor ve 100 bin km kanat çırpıyorlar.
    - Araştırmalara göre bir koloninin 1 kilo bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kilo bal tüketmesi gerekmektedir. Bunu yapabilmesi için kat ettiği yol yaklaşık olarak 6 kez dünya çevresinin dönülmesine eşittir.
    - Bal arıları dakikada 11400 kez kanat çırpar bu da vızıltı sesinin nedenidir.