ARICILIK İNSAN ÖMRÜNÜ UZATAN , KUTSAL VE ASİL BİR MESLEKTİR.

İdeal bir arıcılık işletmesi

6 Eylül 2007


DOSTLUĞUN VE DAYANIŞMANIN EN GÜZEL ÖRNEĞİ (Ali TÜRK)


( Uyanık arıcı )

( Uyanık arıcı )

27 Ağustos 2007



Yirmi bin türden oluşan geniş bir familyaya sahip olan arılar, hayvanlar dünyasındaki en çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahip, sosyal hayatları ile diğer pek çok canlıdan ayrılan, aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.

Bu kitabın konusu olan balarıları ise diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisi, bir kraliçe, birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.

Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır. Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer dişiler erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar.

Erkekler ise, dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.

Arı kovanındaki hayatın her aşamasında bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar. Diğer arıların yavrulara gösterdikleri özen ve sergiledikleri özverili davranışlar detaylı olarak incelendiğinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır

7 Temmuz 2007



(H.Bilen)ANA ARI



(H.Bilen)ANA ARI YUVASI



(H.Bilen) POLEN TOPLAYAN ARI



(H.Bilen) İLK UÇUŞLAR



(H.Bilen) POLEN



(H.Bilen) POLEN 1




(H.Bilen) POLEN İŞÇİSİ



(H.Bilen) POLEN YÜKLÜ F-16



(H.Bilen) PROPOLİS



(H.Bilen) TAZE ARI SÜTÜ

3 Temmuz 2007

Karpuz dediğin böyle yenir.

Arılar için özel otobüs



Star Gazetesi 03.07.2007 Sayfa 17

3 Haziran 2007

En güçlü ilaç beyin gücü

Prof. Dr. Nurselen Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteği ise yüzde 80 etkilidir” dedi.

Ege Üniversitesi (EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, düzenlenen “Başarıda Beynin Gizli Kodları ve Süper Yaşam Potansiyeli” konulu toplantıda, her canlının yaşama belirli bir enerji kredisiyle başladığını ve yaşam boyu bu krediden harcama yaptığını belirtti.

Bu enerjinin, yaşam biçimine göre erken ya da geç bittiğini, bunun sonucunda da yaşamın sona erdiğini ifade eden Toygar, buna göre sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrının bu enerjiyi akıllıca harcamaktan geçtiğini söyledi.

Yaşam enerjisi ile bunu kontrol eden beyin gücü açısından beslenmenin ve hayata bakışın büyük önem taşıdığına işaret eden Toygar, şöyle konuştu:
“Şeker, karbonhidrat ve stres, bu kredinin hızlı harcanmasına neden olur. Yağ ve yoğun şekerler beynin çalışmasını yavaşlatır, hareket güçlülüğü oluşturur. Oysa baklagiller, taze sebzeler ve pirinçten zengin diyetle antioksidan özelliği olan meyveler beynin soluma aktivitesini arttırır. Çikolata seratonin salgılatır. Seratonin kişiye mutluluk verir.

Stres, beynin en büyük düşmanıdır. Stres beyinden vitamin ve mineral kaybına neden olur. Pozitif dengeyi bozar. Öfke ve kızgınlık kişinin sağlığını ve mutluluğunu ve gençliğini ateşe atmasıdır. Sakinlik prim yapar, sabır olmazı oldurur. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul etmezsek, hasta ve mutsuz oluruz.

Amaç ve hedefleri olmayan insanlar, beyinlerini ve kendilerini bitmeye mahkum etmişlerdir.”

YAŞAMA İSTEĞİ, HER DERDE DEVA

Beyin gücü ve ona bağlı yaşama isteğinin, sağlığın korunmasında olduğu gibi karşılaşılan sağlık sorunlarının aşılmasında da en büyük etken olduğunu belirten Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteğiyse yüzde 80 etkilidir. İnsanın beyninden salgılanan iyileştirici hormonlar, trilyondan bile daha değerlidir. Üstelik böyle bir ilaç henüz keşfedilmemiştir.

Mutluluğu ve mutsuzluğu beyin yaratır. Sağlıklı ve hasta olmak kişinin kendisine bağlıdır” diye konuştu.

Sağlıklı ve güçlü bir beyin için tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Toygar, televizyon karşısında zaman geçirmek yerine, zihinsel aktivitelere zaman ayırmanın ve bol bol gülmenin beyne iyi geleceğini söyledi.

25.05.2007 10:28:00

26 Mayıs 2007

Belgesel


Teşekkürler Bartınlı arıcı kardeş.

4 Mayıs 2007

geçmişten bir enstantane


Geçen seneki bal hasadından bir enstantane çok keyifli güzel ve gurur verici,merakla ve heyecanla bekliyor busene böyle günleri '' küçük arıcı'' .

kovana üstten bakış



O tarihte daha sekiz çerçeve idiler.

yeni görünüm



Çiftlikte hummalı faaliyet(üreme) devam ediyor.

21 Nisan 2007

Arıları "cep" mi öldürüyor

ABD’li uzmanlara göre, bal arılarının gizemli şekilde kaybolmalarının sebebi, cep telefonu ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon...
16.04.2007

ABD, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İspanya, Portekiz, Hırvanistan, İsviçre, Kanada ve Avustralya gibi onlarca ülkede bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Arıların gizemli ölümüyle ilgili şimdiye kadar küresel ısınma, tarım ilaçları ve salgın hastalık nedenleri ortaya atılmıştı. Ancak yapılan ilk araştırmalar arı ölümlerinin ardından cep telefonlarının olabileceğini gösterdi. ABD Tarım Bakanlığı’nın girişimiyle kapsamlı bir inceleme yapan Arizona Landau Üniversitesi’nin araştırması İngiliz The Independent gazetesinde yayınlandı. Uzmanlar, “Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon arıların navigasyon (yön bulma) yeteneklerini tamamen çökertiyor” açıklamasını yaptı. Dr. George Carlo araştırmanın detayları şöyle anlattı: “Arıların koloni çökmesi sendromu (CDC) yüzünden öldüğünü biliyoruz. Arıların yön bulma yetenekleri aniden kayboluyor. Kovandaki arıların çoğu dönemeyince kolonileri dağılıyor. Yaşamak için kovanlarına ihtiyaç duyan binlerce arı tamamen farklı noktalara doğru tek başlarına uçuyor. Ve böylece kısa sürede ölüyorlar. Arıların teknoloji kullanımının üst seviyelerde olduğu gelişmiş ülkelerde yüksek oranda ölmesi, cep telefonu ihtimalini güçlendiriyor.”

Arılar neden önemli?Çiçek ve bitki türlerinin polenleri arıların ayaklarına yapışır. Arılar farklı bitkilere konarak bu polenlerin taşınmasını sağlar. Polenizasyon adı verilen bu yolla bitkiler döllenerek çoğalır. Arılar 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlar. Sadece bir kovandaki arılar 1 gün içinde 400 kilometrekarelik bir alanı dolaşarak 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlar. Bu işlem gerçekleşmezse yavaş yavaş yenebilen bitkiler ve meyveleri ortadan kalkar. Daha sonra da bitkiyle beslenen hayvanlar ve ardından da insanlar ölür. Kaynak: Wurzburg Üniversitesi

Kaynak : 16 nisan 2007 VATAN gazetesi


9 Nisan 2007

Arılar sıcaktan ölüyorsa durum çok kritik



Tüm dünyada bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Alarma geçen uzmanlar nedeni çözmeye çalışıyor. İhtimallerden biri küresel ısınma..

ABD, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İspanya, Portekiz, Hırvanistan, Kanada ve Avustralya gibi dünyanın farklı uçlarında onlarca ülkede bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. İlkbahar mevsiminin başlamasıyla birlikte birkaç hafta içinde birçok bölgede arı nüfusu yarı yarıya düştü. Besin zinciri ve ekolojik denge konusunda hayati bir öneme sahip olan arıların, bilimadamlarını ve hükümetleri alarm durumuna geçirdi. ABD Kongresi arıların kaybolmasının nedenlerini araştırmak için komisyon kurdu. Pensilvanya Üniversitesi’nden Dr. Max Watkins, arıların aniden ölmesini 3 farklı nedeni olabileceğini açıklayarak şu uyarıyı yaptı: “Arılarda ’Koloni Çöküşü Sendromu’görülüyor. Koloni dağılınca bal arıları , kovanlarını terk ediyor ve sonunda da ölüyor. Buna tarım ilaçları, çevre kirliliği ve arıların biyolojik dengesini bozan küresel ısınma yol açıyor olabilir. Eğer bir tarım ilacıysa önlem alabiliriz. Çevre kirliliğine de birkaç yıl içinde müdahale edebiliriz. Fakat küresel ısınma yüzünden ölüyorlarsa yapabileceğimiz hiçbir şey yok!”
Arı olmazsa bitkiler ölür
Einstein “Arılar yeryüzünden kaybolursa insanın 4 yıl ömrü kalır” demişti. Wurzburg Üniversitesi’nin arı uzmanı Prof.Tautz, Einstein haklı olduğunu ifade edip “Arılar taşıdıkları polenlerle 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlar. Bir kovandaki arılar 1 günde 400 kilometrelik bir alanı dolaşarak 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlar. İşte bu sona erdiğinde yenebilen bitkiler ve meyveleri ortadan kalkar. Bitkiyle beslenen hayvanlar ve daha sonra da insanlar ölür” dedi.
VATAN gazetesi / 07/04/2007

24 Mart 2007

Arı ürünleri toplu halde

konyatarım.com
Kovan'dan süzülen Sağlık Doğanın en çalışkan hayvanı arı, şifa dağıtıyor... Arılar iğnelerinden, ürettikleri bala, taşıdıkları polene kadar şifa dağıtıyorlar. Amerika'da bir kilo arı zehiri yüksek fiyatlara alıcı bulurken, dünyanın en çalışkan arılarına Bolu'da rastlanıyor. Kıtalararası vızıldayan bu sevimli canlıların mizaçları, ürettikleri bal çeşitleri ve arıcılık konusu hayli ilgi çekiyor. Hangi besin maddesi bir asır boyu bozulmayıp atılmayı gerektirmeden kalabilir dersiniz? Su ve herhangi bir kokuya maruz kalmadığı, serin yerde muhafaza edildiği sürece bal, en dayanıklı besin kaynağımız. Üstelik, akıllara durgunluk verecek kadar da sağlıklı bir besin. Bir insanın yılda beş kilo normal bal tüketmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, araştırmalarını daha ileriye götürerek, balın, hücre yenilemesine yüzde 80 katkısı olduğunu kanıtlamışlar. En çalışkan ve hızlı arılar Bolu'da... Bugün en iyi arıcılık, Rusya'nın Kafkas arılarıyla yapılıyor. Yine bir araştırma sonucu, dünyadaki en sert mizaçlı, hızlı ve çalışkan arıların Bolu'da bulunduğu saptanmış. Bolu arıları kendi türlerine nazaran 5 mm daha büyük oluyorlarmış. Siyah renkten, ani hareketlerden, korna sesinden ve teneke gürültüsünden hiç haz etmeyen arıların hızını yavaşlatmanın elbette yolu var. Arıcılar, bal toplama işlemi sırasında, rahat hareket etmek için, içinde tezek, mısır koçanı ve köre (çürümüş ağaç kabuğu) bulunan körüklerle püskürtme yapıyorlar. Başlıca bal çeşitleri Salgı balı ya da çam balı Bu balın oluşması iki aşamada gerçekleşiyor: Basra denilen böcek, çam ağacını deldikten sonra, arı, gövdeden çıkan bu salgıyı, bal haline getiriyor. Halk arasında çam balı olarak bildiğimiz bu çeşit, diğerlerine nazaran pek makbul değil. Çünkü kristallenme özelliği yok. Besin değerinden ziyade, tadı için tercih ediliyor. Çiçek balı Arının ay çiçeğinden tutun da diğer bütün çiçeklerin özünü kullanarak ürettiği çiçek balı, bilindiği gibi çok değerli ve besleyici. Aslında kokusu yok. Eğer arı akasya, kestane ya da ıhlamuru tercih ettiyse balı yerken bu bitkilerin kokusunu yoğun olarak hissedersiniz. Pamuk balı Pamuk bitkisi çiçeklerine üşüşen arıların ürettiği bal çeşididir. Lezzetiyle ün yapmıştır. Püren balı Gürece ormanlarının bulunduğu Balıkesir-Çanakkale yolunda, bitki örtüsünün maki olması, bu balı oluşmasında önemli rol oynar. Arının bu bitkilerden topladığı öz, bala vişne suyu tadını verir. Püren balı, Avrupa besin sektöründe önemli bir yer tutar. Narenciye balı Akdeniz bölgesinde en çok tutulan bal çeşididir. En büyük pazarı Adana'dır. Portakal, limon ve mandalina kokusu içerir. Kekik balı Bal çeşitlerinin arasında en kaliteli olanıdır. Saf kekik otundan öz toplayan arıların ürettiği şeffaf, kekik kokulu, buruk tatlı bir baldır. Biraz ağır olmasına karşın, karaciğer başta olmak üzere, mide, astım ve egzama hastalıklarına iyi geldiği söylenir. Üretimi için kovanlar, Karadeniz ve Afyon'un yüksek bölgelerinde yetişen kekik otları arasına bırakılır. İğnesi hayat kurtarıyor Arıların marifetleri bir kez daha takdir edilmeye değer gerçekten. Faydaları yalnızca ürettikleri balla sınırlı değil üstelik. Canımızı yakan iğneleri bazı durumlarda yararlı olabiliyor, hatta hayat kurtarıyor. Örneğin, arı iğnesinde bulunan zehirin romatizma ağrılarına iyi geldiği söyleniyor. Ancak Penisilin'e alerjisi olanların arı sokmasının ardından ölümle burun buruna geldiği gerçeğini de belirtmekte yarar var. Arı zehirinin bir çok hastalığın tedavisinde kullanıldığı Amerika, arıları tıpta da kullanmaya başlamış. Polen ve arı sütünün faydaları Polenlerin yararlarına ne demeli? Çiçeklerin ortasında bulunan erkek üreme hücreleri olan polenler, arının bacaklarına yapışık halde bulunuyor. Ancak mikroskop altında görülebilen bu çiçek tozu, B grubu vitaminlerinin yanı sıra, kalsiyum, fosfor ve bazı mineralleri de içeriyor. Ama polenden daha etkileyici ve besleyici bir madde var: Arı sütü. Şeker hastalığına iyi geldiği cinsel gücü arttırdığı söylenen bu madde aslında kraliçe arının yiyeceği. Kovanlardan tatsız ve krem gibi bir madde halinde çıkarılan arı sütünün metalle temas etmemesi, normal balın içine karıştırılmaması gerekiyor. Arı sütünün kişi başına yılda iki gram tüketilmesi gerektiğini de hatırlatalım. sihirlitur.com/haber/bal/index

22 Mart 2007

Çanakkale Geçilmez 18 Mart 1915

Çanakkaledeki kutlamalar muhteşemdi çok coşkulu ve Türkiyenin heryerinden çok kalabalık ziyaretçi vardı bu seneki kutlamalarda.Otobüslerle yurdun her köşesinden gelen insanlar iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık oluşturuyorlardı.Stadyumdaki gösteriler,askeri geçit törenleri,mehter takımı,gazilerin duruşu,uçakların nefes kesen gösterileri ve çanakkale boğazına çelikten birer inci gibi dizilmiş fırkateynler devletin tavanından tabanına bütün halk tüm dünyaya tek bir mesaj veriyordu "Çanakkale Geçilmez".




Tören Başlangıcı





Mehteran Geçişi

Seyit Onbaşı

Gaziler ve Atatürk




F-5 Uçak Gösterileri

Nusret mayın gemisi Çimenlik Kalesinin yanında karşıda Gelibolu yarımadası ve Şehitlikler...

Burak paşa ve törenler


Burak Paşa, Gaziler ve pilav saati.


(Minibüsün arkasında Çanakkale arı yetiştiricileri birliğinin dünya bankası desteği ile kurduğu paketleme tesisi bulunmaktadır, tesisin adı Arıburnu, o kargaşada fotoğrafını çekemedim.)











Çanakkale merkez liman karşısında meşhur top, hedef Gelibolu yarımadası Anzak koyu








Burak Paşa ve Truva atı ( ama o küçük bir arıcı )









Küçük arıcı ve arkadaşı Spiderman sohbete dalmışlar.






Açık hava temiz gıda, çam kokusu haydi arılarımıza dönelim.

12 Mart 2007

Arı ve İnsan


HAFTANIN KONUĞU
ARI VE İNSAN
Tanrının yarattığı binlerce canlı arasında,insanların en çok merak ve ilgisini çekenlerden biri ve belki de en çok ve yaygın olanı Bal Arıları’dır.
Arılar,bize sadece çok tatlı ve şifalı olan bal,arı sütü,polen ve arı zehri gibi değerli ürünler verdikleri için değil; yaşayışları ve davranışları ile de ilgimizi ,sevgimizi toplamışlardır.Çalışkanlığın ve düzenin örneği oldukları için mühendisler,arıyı sembol olarak almışlardır.
Arılar,bizler için örnek olabilecek bir aile ve toplum hayatı yaşarlar.Aralarındaki beraberlik ve sıkı iş bölümü ile yuvalarına, yurtlarına barınaklarına bağlanmışlardır.Toplu yaşamlarındaki ahenk,kurdukları düzenli örgüt,birbirlerine faydalı olma gayreti ve bu uğurda gösterdikleri fedakarlıklar ailenin ve yuvanın en büyük özelliğidir.
Arı kolonilerinin bu yaşam savaşındaki başarılarının sırrı; daima ciddi,planlı,düzenli çalışmalarıdır.Bilhassa iş mevsimlerinde kovanda görülen sürekli çalışmalar,uğraşıp didinmeler,bir teşvik ve rekabet duygusundan ziyade,fazilet ve fedakarlıkların yani hiçbir karşılık beklemeden birbirlerine faydalı olma gayretinin örneği ve sarsılmaz bir azmin ifadesidir.Onlarda tembellik,gevşeklik,ihmal ve bu günün işini yarına bırakma diye bir tutum yada davranış yoktur.
Bu durumlarıyla arılar insanlığa çok daha uzun zaman ahlak,karakter,düzen ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek,ilgi ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek, ilgi ve azmimizi daima kuvvetlendirecek ve arttıracaktır.Arıcılığın insanı doğaya,açık havaya çekmesi,yaklaştırması onda bir hobi yaratması suretiyle,kötü yol ve ihtiyatlardan arındırması , çevresindeki saygınlığını arttırması,görüş ufkunu genişletmesi kadar insana; tabiat meçhullerini araştırmanın zevkini ve arıları örnek alarak çok düzenli çalışma ve toplumuna faydalı olma gayretinin en güzel örneği vermesi de insan yaşam ve sağlığı için az kazanç değildir.
Çok defa toplum ve ailede geçimsizliklerin,cinnet ve cinayetlerin;el darlığı,dimağ yorgunluğu ve sinir bozukluklarından ileri geldiği görülmektedir.Arıların bal özü ve arka bacaklarındaki sepetçiklerde renkgarek çiçek tozlarını seyretmek,tatlı ahenk vızıltılarını dinlemek gömeç ballarını derlemek ve gelir sağlanması sinirleri yatıştırır.Sağlık ve saadeti artırır. En kısa zamanda aile bütçesine ek ve destek gelir sağlar.
Güzel yurdumuzun her köşesi arıcılığa elverişlidir.Memleketimizin bağrından fışkıran çiçeklerde her sene tonlarca bal heder olup gitmektedir.Arıcılığı yaymak,geliştirmek suretiyle bu çiçeklerdeki bal özünü,arı ürünlerine dönüştürdüğümüzde hem memleketimiz döviz kazanacak , hemde dengeli ve daha iyi beslenme sonucu halk sağlığı ve iş gücünün artmasına olanak hazırlanacaktır.
Arıcılık dar ve mahdut gelirli vatandaşların geçimini kolaylaştıracak ,memur,emekli,çiftçi,esnaf ve bilhassa öğretmen ve imamların boş vakitlerini kıymetlendirecek,tatillerini hoş geçirecek ,faydalı zevkli bir meşgaledir.Arıcılık az masraf ister.Bahçenizin yarım metrekarelik bir köşesi,kümesinizin üzeri,balkon,pencere önü,çatı üzeri birkaç arı kovanı yerleştirmeye kafi gelebilir.Çok munis olan kovanlara çomak sokmadıkça insanları hiç rahatsız etmeyen arılarla,bahçeli evlerde ve yazlıklarda arıcılık yapılabilir.Hayatınız boyunca,sabah kahvaltınızda – yavrularınızın da pek sevdiği- hilesiz,katkısız,gerçek güvenilir,saf bal bulundurabilmeniz için; bir iki kovan arınız olması yeterlidir.Dilerseniz arı sayısını arttırarak gelirinize katkı sağlayabilirsiniz.Arıcılık günümüz hükümetlerinin büyük sorunlarından biri olan “İşsizlikle Mücadele” programlarında uygulamaya konulacak “Beceri kazandırma kursları” ile orta direğe ek gelir sağlamada çok önemli yeri olan bir üretim dalıdır.
Güner KAYRAL (hayvanpazarlama.com)

10 Mart 2007

Arıların yeni yeri


Bizim arkadaşlar sıralanmışlar güneşin açmasını ve sıcakları bekliyorlar ve bence sabırsızlıkla çalışmak için hazırlanıyorlar, bulundukları bölgeyi tanımaya çalışıyorlar. Çiftlik kurmuşlar sanki birlik ve beraberlik ruhu ile çalışacaklar belli,ama aralarında yarışta var . Baksanıza biri hizadan çıkmış ben daha çok bal yapmalıyım diyor. Orman yüz metre mesafede her taraf rengarenk çiçekler açmış yaşadık diyorlar. Hadi bakalım kolay gelsin rastgele...

Arıların yeni yeri


Yeni yerlerine taşınacakları günü sabırsızlıkla bekliyorlardı nihayet hazırlıklar tamamlandı ve artık beklemelerine gerek kalmadı.Önce çalı ve çırpılar dikenler temizlendi.

21 Şubat 2007

petek kontrolü


Petekleri böyle kontrol etmeyi eminim hepimiz özledik, Ne dersiniz...İnsana heyecan veriyor.Ama çok az kaldı biraz daha sabır..

16 Şubat 2007

Ayıların marifeti



Uludağ eteklerinde bir savaş alanı çok üzücü bir olay, bir arıcı arkadaşımın başına geldi. 70 kovan resimlerdede görüldüğü gibi ayılar marifeti ile darmadağın edildi. Üzülmemek elde değil ama geriye yapacak fazla bir şey kalmadı. Bazı kovanları ormanın derinliklerine doğru taşımışlar. Ne arılar ne kovanlar hepsi darmadağın ve hepsi resimlerde görüldüğü gibi, 70 kovanın kırıklarından parçaları birleştirerek 5 tane oluşturabildi arkadaşım.Ve tabiki çok üzülsede kaldığı yerden yola devam...