İdeal bir arıcılık işletmesi
6 Eylül 2007
27 Ağustos 2007

Yirmi bin türden oluşan geniş bir familyaya sahip olan arılar, hayvanlar dünyasındaki en çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahip, sosyal hayatları ile diğer pek çok canlıdan ayrılan, aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.
Bu kitabın konusu olan balarıları ise diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisi, bir kraliçe, birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.
Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır. Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer dişiler erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar.
Erkekler ise, dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.
Arı kovanındaki hayatın her aşamasında bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar. Diğer arıların yavrulara gösterdikleri özen ve sergiledikleri özverili davranışlar detaylı olarak incelendiğinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır
at
15:54
rehberaricilik
rehberaricilik
7 Temmuz 2007

(H.Bilen)ANA ARI
(H.Bilen)ANA ARI YUVASI
(H.Bilen) POLEN TOPLAYAN ARI
(H.Bilen) İLK UÇUŞLAR
(H.Bilen) POLEN
(H.Bilen) POLEN 1 
(H.Bilen) POLEN İŞÇİSİ
(H.Bilen) POLEN YÜKLÜ F-16
(H.Bilen) PROPOLİS
(H.Bilen) TAZE ARI SÜTÜ
at
08:00
rehberaricilik
rehberaricilik
3 Temmuz 2007
3 Haziran 2007
En güçlü ilaç beyin gücü
Prof. Dr. Nurselen Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteği ise yüzde 80 etkilidir” dedi.
Ege Üniversitesi (EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, düzenlenen “Başarıda Beynin Gizli Kodları ve Süper Yaşam Potansiyeli” konulu toplantıda, her canlının yaşama belirli bir enerji kredisiyle başladığını ve yaşam boyu bu krediden harcama yaptığını belirtti.
Bu enerjinin, yaşam biçimine göre erken ya da geç bittiğini, bunun sonucunda da yaşamın sona erdiğini ifade eden Toygar, buna göre sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrının bu enerjiyi akıllıca harcamaktan geçtiğini söyledi.
Yaşam enerjisi ile bunu kontrol eden beyin gücü açısından beslenmenin ve hayata bakışın büyük önem taşıdığına işaret eden Toygar, şöyle konuştu:
“Şeker, karbonhidrat ve stres, bu kredinin hızlı harcanmasına neden olur. Yağ ve yoğun şekerler beynin çalışmasını yavaşlatır, hareket güçlülüğü oluşturur. Oysa baklagiller, taze sebzeler ve pirinçten zengin diyetle antioksidan özelliği olan meyveler beynin soluma aktivitesini arttırır. Çikolata seratonin salgılatır. Seratonin kişiye mutluluk verir.
Stres, beynin en büyük düşmanıdır. Stres beyinden vitamin ve mineral kaybına neden olur. Pozitif dengeyi bozar. Öfke ve kızgınlık kişinin sağlığını ve mutluluğunu ve gençliğini ateşe atmasıdır. Sakinlik prim yapar, sabır olmazı oldurur. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul etmezsek, hasta ve mutsuz oluruz.
Amaç ve hedefleri olmayan insanlar, beyinlerini ve kendilerini bitmeye mahkum etmişlerdir.”
YAŞAMA İSTEĞİ, HER DERDE DEVA
Beyin gücü ve ona bağlı yaşama isteğinin, sağlığın korunmasında olduğu gibi karşılaşılan sağlık sorunlarının aşılmasında da en büyük etken olduğunu belirten Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteğiyse yüzde 80 etkilidir. İnsanın beyninden salgılanan iyileştirici hormonlar, trilyondan bile daha değerlidir. Üstelik böyle bir ilaç henüz keşfedilmemiştir.
Mutluluğu ve mutsuzluğu beyin yaratır. Sağlıklı ve hasta olmak kişinin kendisine bağlıdır” diye konuştu.
Sağlıklı ve güçlü bir beyin için tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Toygar, televizyon karşısında zaman geçirmek yerine, zihinsel aktivitelere zaman ayırmanın ve bol bol gülmenin beyne iyi geleceğini söyledi.
25.05.2007 10:28:00
at
21:13
rehberaricilik
rehberaricilik
26 Mayıs 2007
4 Mayıs 2007
21 Nisan 2007
Arıları "cep" mi öldürüyor
ABD’li uzmanlara göre, bal arılarının gizemli şekilde kaybolmalarının sebebi, cep telefonu ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon...
16.04.2007
ABD, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İspanya, Portekiz, Hırvanistan, İsviçre, Kanada ve Avustralya gibi onlarca ülkede bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Arıların gizemli ölümüyle ilgili şimdiye kadar küresel ısınma, tarım ilaçları ve salgın hastalık nedenleri ortaya atılmıştı. Ancak yapılan ilk araştırmalar arı ölümlerinin ardından cep telefonlarının olabileceğini gösterdi. ABD Tarım Bakanlığı’nın girişimiyle kapsamlı bir inceleme yapan Arizona Landau Üniversitesi’nin araştırması İngiliz The Independent gazetesinde yayınlandı. Uzmanlar, “Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyon arıların navigasyon (yön bulma) yeteneklerini tamamen çökertiyor” açıklamasını yaptı. Dr. George Carlo araştırmanın detayları şöyle anlattı: “Arıların koloni çökmesi sendromu (CDC) yüzünden öldüğünü biliyoruz. Arıların yön bulma yetenekleri aniden kayboluyor. Kovandaki arıların çoğu dönemeyince kolonileri dağılıyor. Yaşamak için kovanlarına ihtiyaç duyan binlerce arı tamamen farklı noktalara doğru tek başlarına uçuyor. Ve böylece kısa sürede ölüyorlar. Arıların teknoloji kullanımının üst seviyelerde olduğu gelişmiş ülkelerde yüksek oranda ölmesi, cep telefonu ihtimalini güçlendiriyor.”
Arılar neden önemli?Çiçek ve bitki türlerinin polenleri arıların ayaklarına yapışır. Arılar farklı bitkilere konarak bu polenlerin taşınmasını sağlar. Polenizasyon adı verilen bu yolla bitkiler döllenerek çoğalır. Arılar 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlar. Sadece bir kovandaki arılar 1 gün içinde 400 kilometrekarelik bir alanı dolaşarak 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlar. Bu işlem gerçekleşmezse yavaş yavaş yenebilen bitkiler ve meyveleri ortadan kalkar. Daha sonra da bitkiyle beslenen hayvanlar ve ardından da insanlar ölür. Kaynak: Wurzburg Üniversitesi
Kaynak : 16 nisan 2007 VATAN gazetesi
at
04:37
rehberaricilik
rehberaricilik
9 Nisan 2007
Arılar sıcaktan ölüyorsa durum çok kritik

Tüm dünyada bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Alarma geçen uzmanlar nedeni çözmeye çalışıyor. İhtimallerden biri küresel ısınma..
at
08:40
rehberaricilik
rehberaricilik
24 Mart 2007
Arı ürünleri toplu halde
at
08:05
rehberaricilik
rehberaricilik
22 Mart 2007
Çanakkale Geçilmez 18 Mart 1915
Çanakkaledeki kutlamalar muhteşemdi çok coşkulu ve Türkiyenin heryerinden çok kalabalık ziyaretçi vardı bu seneki kutlamalarda.Otobüslerle yurdun her köşesinden gelen insanlar iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık oluşturuyorlardı.Stadyumdaki gösteriler,askeri geçit törenleri,mehter takımı,gazilerin duruşu,uçakların nefes kesen gösterileri ve çanakkale boğazına çelikten birer inci gibi dizilmiş fırkateynler devletin tavanından tabanına bütün halk tüm dünyaya tek bir mesaj veriyordu "Çanakkale Geçilmez".
Tören Başlangıcı
at
09:41
rehberaricilik
rehberaricilik
Burak paşa ve törenler
Çanakkale merkez liman karşısında meşhur top, hedef Gelibolu yarımadası Anzak koyu
Burak Paşa ve Truva atı ( ama o küçük bir arıcı )
Küçük arıcı ve arkadaşı Spiderman sohbete dalmışlar.
Açık hava temiz gıda, çam kokusu haydi arılarımıza dönelim.
at
09:26
rehberaricilik
rehberaricilik
12 Mart 2007
Arı ve İnsan
ARI VE İNSAN
Tanrının yarattığı binlerce canlı arasında,insanların en çok merak ve ilgisini çekenlerden biri ve belki de en çok ve yaygın olanı Bal Arıları’dır.
Arılar,bize sadece çok tatlı ve şifalı olan bal,arı sütü,polen ve arı zehri gibi değerli ürünler verdikleri için değil; yaşayışları ve davranışları ile de ilgimizi ,sevgimizi toplamışlardır.Çalışkanlığın ve düzenin örneği oldukları için mühendisler,arıyı sembol olarak almışlardır.
Arılar,bizler için örnek olabilecek bir aile ve toplum hayatı yaşarlar.Aralarındaki beraberlik ve sıkı iş bölümü ile yuvalarına, yurtlarına barınaklarına bağlanmışlardır.Toplu yaşamlarındaki ahenk,kurdukları düzenli örgüt,birbirlerine faydalı olma gayreti ve bu uğurda gösterdikleri fedakarlıklar ailenin ve yuvanın en büyük özelliğidir.
Arı kolonilerinin bu yaşam savaşındaki başarılarının sırrı; daima ciddi,planlı,düzenli çalışmalarıdır.Bilhassa iş mevsimlerinde kovanda görülen sürekli çalışmalar,uğraşıp didinmeler,bir teşvik ve rekabet duygusundan ziyade,fazilet ve fedakarlıkların yani hiçbir karşılık beklemeden birbirlerine faydalı olma gayretinin örneği ve sarsılmaz bir azmin ifadesidir.Onlarda tembellik,gevşeklik,ihmal ve bu günün işini yarına bırakma diye bir tutum yada davranış yoktur.
Bu durumlarıyla arılar insanlığa çok daha uzun zaman ahlak,karakter,düzen ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek,ilgi ve çalışkanlık örneği olarak kalacaklardır.Arılarla uğraşmak her konuda istek, ilgi ve azmimizi daima kuvvetlendirecek ve arttıracaktır.Arıcılığın insanı doğaya,açık havaya çekmesi,yaklaştırması onda bir hobi yaratması suretiyle,kötü yol ve ihtiyatlardan arındırması , çevresindeki saygınlığını arttırması,görüş ufkunu genişletmesi kadar insana; tabiat meçhullerini araştırmanın zevkini ve arıları örnek alarak çok düzenli çalışma ve toplumuna faydalı olma gayretinin en güzel örneği vermesi de insan yaşam ve sağlığı için az kazanç değildir.
Çok defa toplum ve ailede geçimsizliklerin,cinnet ve cinayetlerin;el darlığı,dimağ yorgunluğu ve sinir bozukluklarından ileri geldiği görülmektedir.Arıların bal özü ve arka bacaklarındaki sepetçiklerde renkgarek çiçek tozlarını seyretmek,tatlı ahenk vızıltılarını dinlemek gömeç ballarını derlemek ve gelir sağlanması sinirleri yatıştırır.Sağlık ve saadeti artırır. En kısa zamanda aile bütçesine ek ve destek gelir sağlar.
Güzel yurdumuzun her köşesi arıcılığa elverişlidir.Memleketimizin bağrından fışkıran çiçeklerde her sene tonlarca bal heder olup gitmektedir.Arıcılığı yaymak,geliştirmek suretiyle bu çiçeklerdeki bal özünü,arı ürünlerine dönüştürdüğümüzde hem memleketimiz döviz kazanacak , hemde dengeli ve daha iyi beslenme sonucu halk sağlığı ve iş gücünün artmasına olanak hazırlanacaktır.
Arıcılık dar ve mahdut gelirli vatandaşların geçimini kolaylaştıracak ,memur,emekli,çiftçi,esnaf ve bilhassa öğretmen ve imamların boş vakitlerini kıymetlendirecek,tatillerini hoş geçirecek ,faydalı zevkli bir meşgaledir.Arıcılık az masraf ister.Bahçenizin yarım metrekarelik bir köşesi,kümesinizin üzeri,balkon,pencere önü,çatı üzeri birkaç arı kovanı yerleştirmeye kafi gelebilir.Çok munis olan kovanlara çomak sokmadıkça insanları hiç rahatsız etmeyen arılarla,bahçeli evlerde ve yazlıklarda arıcılık yapılabilir.Hayatınız boyunca,sabah kahvaltınızda – yavrularınızın da pek sevdiği- hilesiz,katkısız,gerçek güvenilir,saf bal bulundurabilmeniz için; bir iki kovan arınız olması yeterlidir.Dilerseniz arı sayısını arttırarak gelirinize katkı sağlayabilirsiniz.Arıcılık günümüz hükümetlerinin büyük sorunlarından biri olan “İşsizlikle Mücadele” programlarında uygulamaya konulacak “Beceri kazandırma kursları” ile orta direğe ek gelir sağlamada çok önemli yeri olan bir üretim dalıdır.
Güner KAYRAL (hayvanpazarlama.com)
at
20:59
rehberaricilik
rehberaricilik
10 Mart 2007
Arıların yeni yeri
at
05:17
rehberaricilik
rehberaricilik
Arıların yeni yeri
Yeni yerlerine taşınacakları günü sabırsızlıkla bekliyorlardı nihayet hazırlıklar tamamlandı ve artık beklemelerine gerek kalmadı.Önce çalı ve çırpılar dikenler temizlendi.
at
05:04
rehberaricilik
rehberaricilik
21 Şubat 2007
petek kontrolü
Petekleri böyle kontrol etmeyi eminim hepimiz özledik, Ne dersiniz...İnsana heyecan veriyor.Ama çok az kaldı biraz daha sabır..
at
21:00
rehberaricilik
rehberaricilik
16 Şubat 2007
Ayıların marifeti


Uludağ eteklerinde bir savaş alanı çok üzücü bir olay, bir arıcı arkadaşımın başına geldi. 70 kovan resimlerdede görüldüğü gibi ayılar marifeti ile darmadağın edildi. Üzülmemek elde değil ama geriye yapacak fazla bir şey kalmadı. Bazı kovanları ormanın derinliklerine doğru taşımışlar. Ne arılar ne kovanlar hepsi darmadağın ve hepsi resimlerde görüldüğü gibi, 70 kovanın kırıklarından parçaları birleştirerek 5 tane oluşturabildi arkadaşım.Ve tabiki çok üzülsede kaldığı yerden yola devam...
at
23:56
rehberaricilik
rehberaricilik












